EMR OLCUM VE EMR KORUMA KALKANLAMA GUVENLIK SISTEMLERI

EMR OLCUMU VE URUNLERI ILE ILGILI HERTURLU BILGIYI BURADAN BULABILIRSINIZ

 
   
 

EMR Koruma - Elektromanyetik Radyasyondan Korunma ve Kalkanlama Boyaları, Kumasları, Cam Filmleri ve Ürünleri

 
 

Trafodan hepimiz kanser olabiliriz'


'Trafodan hepimiz kanser olabiliriz'
 İzmir'deki bir apartmanda altı kişi kanserden öldü. Binanın girişindeki trafodan şüphelenen komşular suç duyurusunda bulundu. Yetkililer trafonun insanlara zararı olmadığını söyledi
 

NESRİN COŞKUN

İZMİR - Karşıyaka'da oturan Esengül Koç (yanda), evinin altındaki elektrik trafosu yüzünden hayatının zindan olduğunu söyledi. Apartmanda oturanlardan 1'i geçen hafta olmak üzere 6 kişinin kanserden öldüğünü, buna da trafonun yarattığı elektromanyetik alanın yol açtığını öne süren Esengül Koç, “Isı, ses, patlama, yangın riski bir kenara bu kadar kişinin kanserden ölmesi tesadüf mü?” dedi.

Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. İl Müdürlüğü hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunan Esengül Koç'un Karşıyaka Kaymakamlığı'na yaptığı şikayet üzerine Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. İl Müdürlüğü, “Trafomuzun çalışma frekansı çok düşük olduğu için çevresinde bulunan alan ve insanlara etkisi hemen hemen yok kabul edilmektedir” dedi.


Özel bir hastanede çalışan bir çocuk annesi Esengül Koç, yaklaşık 6 ay önce Karşıyaka 1756 Sokak, 14/2 numaralı adresteki Fikriye Hanım Apartmanı'nın birinci katındaki daireyi satın aldı. Yatak odasının altına denk gelen zemin kattaki trafonun yarattığı ses ve aşırı sıcağı dert etmemeye çalışan Koç, apartmanda yaşayan bazı kişilerin kansere yakalanıp vefat ettiğini öğrendi. Aldığı dairenin sahibinin de 5 ay önce bağırsak kanserinden öldüğünü öğrenen Koç, isyan bayrağı açtı. Trafonun yarattığı elektromanyetik alanın yorgunluk, halsizlik gibi rahatsızlıkların yanısıra kansere de yol açabileceğini bilim adamlarının görüşleriyle destekleyen Koç, apartman sakinlerinin de desteğini arkasına alarak yetkililere şikayetlerini iletti. Koç bu mücadelesini sürdürürken, trafoya bitişik kapıcı dairesinde yaşayan ve akciğer kanserine yakalanan Ali Razı Uzakgören geçen hafta yaşamını yitirdi. Ölümle sonuçlanan 6 kanser vakasının yaşandığı apartmanda huzur kaçtı, Koç evini terk etti, iki sakin de evlerini satışa çıkardı. Oğlunu aşırı sıcak yüzünden yürüyemez, yatamaz hale geldiği evinde elektromanyetik radyasyona maruz bırakmanın acısını çektiğini ve kendisini bir anne olarak kötü hissettiğini belirten Koç, şöyle konuştu:


“Evimi terk etmek zorunda kaldım. Çünkü manyetik alanın özellikle çocukluk çağı kanserlerinden lösemiyi tetiklediğini öğrendim. Bu şartlarda nasıl çocuğu bu evde yaşatayım? Ama eninde sonunda bu eve dönmek zorundayız. Ama bu şartlarda dönemeyiz. Bu trafo evimin altındaki, apartmanımızdaki bir canavar. Ölüm makinesi. Başvurmadık yer bırakmadık. Tüm kapılardan boş döndüm. Yetkililer, insan sağlığını tehdit etmeyeceğini iddia ediyor. Acaba içlerinden biri böyle bir ortamdaki evde yaşar mı? Trafonun kapısında günaydın, iyi günler yazmıyor. Ben hergün bu üzerinde ölüm tehlikesi yazan, kurukafa resmine bakarak evime girip çıkıyorum. Oğlumun psikoloji bozuldu. Bu trafo tüm apartman sakinlerinin hayatını tehdit ediyor. Hepimiz kanser olabiliriz. Ayrıca yaydığı ses, sıcaklık, yangın, patlama tehlikesi de cabası. Bu apartman yapılırken 30-35 yıl önce bu trafo buraya konmuş. Nasıl konduğuna ilişkin bir muhatap bulamadık. Ama bu trafonun buradan kalkması gerek. Yetkililerden bu konuda olumlu bir ses çıkmadı, ben de kamu davası açılması için Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel müdürü Mehmet Buharalıoğlu ve diğer yetkililer hakkında halk sağlığını tehlikeye sokmak, görevi ihmal gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundum. Şimdi savcılıktan gelecek yanıtı bekliyorum. Eğer bu trafo insan sağlığını tehdit etmiyorsa, kansere yol açmıyorsa yetkililer bize bunu kanıtlasın. Bu trafodan yapılan ölçümde elektromanyetik alanla ilgili ölçüm sonuçları da yüksek.”


Ağabeyi Ali Rıza Uzakgören'i akciğer kanserinden kaybedip geçen hafta toprağa veren ve ondan kalan bu evde yaşamaya devam edeceğini belirten Yılmaz Uzakgören (yanda) de yetkililerin ilgisizliğinden yakındı, “İnsana verilen değeri bu olayda görüyoruz. Ben de burada öleceğim” dedi.


Öte yandan Koç'un Karşıyaka Kaymakamlığı'na yaptığı şikayet üzerine Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. İzmir İl Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada özetle şöyle denildi:


“Müdürlüğümüz tarafından konu hakkında yapılan etüd ve incelemelerde; dağıtım trafomuzun beslediği bölgenin yük yoğunluğu ile ilgili doğru orantılı olarak ısınması ve belli seviyede ses çıkarması teknik olarak normaldir. Bu etkiyi azaltmak için trafonun bulunduğu hücrede ekiplerimiz tarafından gerekli izole çalışması yapılmıştır. Ayrıca 2009 yılı bakım programında da tekrar ses ve ısı etkisinin azaltılması yönünde çalışma yapılacaktır. Trafo tesisimiz halen yürürlükte olan ‘elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği’ şartlarına göre tesis edilmiştir. Bu yönetmelik kapsamında elektrik tesislerinin elektromanyetik alan etkisi ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Trafomuzun çalışma frekansı çok düşük olduğu için çevresinde bulunan alan ve insanlara etkisi hemen hemen yok kabul edilmektedir. Trafomuzun yakınında ölçülen bu manyetik alan değeri, referans rakamın 985 kat altındadır. Trafo gibi çalışma alanlarında görevli teknisyenlerimizde iddialardaki gibi herhangi olumsuz bir sağlık sorununa rastlanmamıştır.”

Kaldırılması gerek

Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurul Başkanı Sedat Gülşen (yanda)şu değerlendirmeyi yaptı:


“Trafo merkezleri çok gerekli olmadıkça yaşam alanları içinde yer almamalıdır. Kent alanlarında trafo merkezlerinin yerini belirlemeye belediyelerin karar vermesi gerekirken bunlara elektrik firmaları karar veriyor, diledikleri yere kuruyorlar. Bu apartmandaki trafo da iyi bir örnek. Tam apartmanın girişine, yaşam alanına, bir dairenin alt katında. Bu merkezde oldukça eski. Kesinlikle firma bunun taşınması ile ilgili bir çalışma yapmalı. Aslında Gediz Elektrik A.Ş herhangi bir şikayet beklemeden kent içinde yüzlerce bu durumda trafo merkezi var, bunları iyileştirmesi yönünde çalışma yapması gerekiyor. Sorunlar belli. Elektromanyetik alan, ısı ve ses insan üstüne olumsuzlukları da bilinen bir gerçek. En basitinden baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik gibi fiziksel etkiler yaptığı biliniyor. Bunun bir ötesi kanser vakalarına kadar rastlanıyor. Bir diğer olumsuz etkisi psikolojik. Bunu hekimler açıklamalı.


Elektromanyetik alan test cihazlarıyla ölçülebiliyor. Bilirkişi raporlarını incelediğimizde bu olumsuzlukların var olduğu da görülüyor. Bunların iyileştirilmesi gerekiyor. Isı da sorun, ses de. Ama bir kısa devre, olumsuzluk olduğunda orada patlama, yangın gibi sorunlar yaşanabilir. Yaşanmadık şeyler değil.
Gediz Elektrik A.Ş. bu apartmandaki trafo merkezinde ölçüm yaptıklarını ve uygun olduğunu söylediler. Ancak biz de oda olarak o testleri yenilemek istiyoruz. Çünkü o bölge halkının, o apartmanda oturan insanların bir hassasiyeti var. Ortak bir çalışmayla bir de uygun olup olmadığını ölçmek istiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü temelde bu sektörde çalışanların halka nazaran 5 kat daha manyetik alana maruz kalabileceği ile ilgili öngörüsü var. Ancak buradaki daha da fazla. Çünkü siz 24 saat bu manyetik alana maruzsunuz, bununa birlikte yaşıyorsunuz. Ciddi olarak incelenmesi ve ölçülmesi gereken bir yer. Özellikle çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar gününü orada geçirenler özellikle bu tehlikeye maruz kalmışlar. Ben de böyle bir yerde oturmak yaşamak istemem.”(dha)


Sİte İÇİnde Anaokulu Yanindakİ Trafonun Kaldirilmasi
Merhaba;
150 Üyeli bir sitenin iki adet işyeri YEDAŞ'A ait olup bu işyerleri mimari projeye trafo olarak tescil edilmiştir.

Bu tarafolardan yönetmeliğe aykırı şekilde enerji hattı geçirilip 70 haneli ;45 Haneli iki adet siteye de elektrik verilmektedir.

Tapuda enerji nakil hatlarının geçirilmesine dair bir üst hakkı şerhi de yoktur.

Trafonun hemen yanında bir anaokulu ve sitenin lokali vardır.

Trafonun elektromanyatik dalgalarının insan sağlığına tehdit oluşturduğu anaokulunun yanında trafo olamayacağı,trafonun ses yaptığı enerji nakil hattının on cm beton üzerine toprak konularak geçirildiği ve yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesi ile sulh hukuk mahkemesine trafoların kal'i enerji nakil hatlarının geçirilmesi işleminin iptali için kat mülkiyeti kanununa aykırılıktan dava açtık.
Keşifte trafoların herhangi bir izolasyona tabi olmadığı görüldü.Beton zemin altında on cm toprak ile kapatılmanın tehdit oluşturduğu görüldü.
1.Bilirlkişi heyeti Trafoların yedaş'ın özel mülkü olduğu,bulunmasının kat mülkiyetine aykırı olmadığını yargıtay uygulamaları doğrultusunda ölçüm yapmaya ilişkin bilgi ve aletlerinin olmadığını beyan ettiler

2.Bilirkişi heyeti her ne kadar ölçüm yapmak için geldiler ise de hiç bir ölçüm yapmadan tehlike yoktur görüşünde bulundular Enerji Nakil Hattı 80 cmye gömülmelidir. dediler.

Hiç bir ölçüm yapılmadan bu aşamaya geldik.Hukukçu bilirkişi de yukarıdaki görüşleri yineleyerek raporunu tamamladı

DAvamız karar aşamasında olup anaokulu ve sosyal tesisin hemen yanında trafo olamayacağına ;muhakkak ölçüm yapılmasına dair yargıtay kararı arıyorum.Değerli görüşlerinizi de paylaşamınızı istirham ediyorum.


Old 14-08-2011, 06:34 #2
Av. Hulusi Metin


Varsayılan
Sayın meslektaşım,

Düzenlenen bilirkişi raporlarında:

1)Dava konusu elektrik trafosunun yaydığı gürültü ve elektromanyetik değerlerin sınır değerlerin üzerinde olup olmadığı,

2)Bunun insan sağlığına zararlı etkilerinin bulunup bulunmadığı,

3)Trafonun dışarıya elektromanyetik alan ve gürültü sızdırmayacak biçimde yalıtılmasının mümkün olup olmadığı,

4)Trafonun başka bir yere aktarılmasında zorunluluk bulunup bulunmadığı

konularında görüş bildirilmemiş ise…

Ek rapor istenmeli, aksi halde temyiz nedeni…

Saygılarımla
Old 25-12-2011, 19:17 #3
AV.HARUN UYANIKOĞLU


Varsayılan
merhaba;
Bilirkişiler Üniversite hocalarımız;hiç bir teknik değerlendirme yapmadan elektromanyetik dalgaları standardın altında saydılar...İnsan sağlığına zararlı bulmadılar.Anaokulu için de tehdit görülmedi.ek rapor talebimiz de reddedildi...
Sadece kablolar için 80 cmye indirilmeli raporu verdiler.Mahkeme ize kablolar için üst hakkı tesis edilmediği için iki adet trafodan birinin kablolarının men edilmesi için ek rapor istemiştir.Karar henüz verilmemiştir
Old 25-12-2011, 21:55 #4
Av. Ö.Erol Yavuz


Varsayılan Elektromanyetik alanlar, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon
Hangi yönetmelikten bahsettiğinizi açıklamamışsınız. Konu, ülke hukuku için çok yeni ve gelişime açık, bende bazı yönleri itibarıyla benzerlik gösteren bir kaç dava yürütüyorum. Dilekçelerimde yazılı bazı pasajları aşağıya ekliyorum. Konunun gelişimine katkıda bulunacağını umarım.

“....Konuyla ilgili Elektrik Kuvvetli Akımlar Yönetmeliği ise bu elektromanyetik alanlar bakımından herhangi bir güvenli yaklaşma mesafesi, güvenlik koridoru öngörmemekte, sadece can ve mal emniyeti bakımından düşünülmekle birlikte ancak dokunma esasına dayalı ve sadece elektrik alanlar için öngörülen en küçük değerleri düzenlemektedir. Takdir edileceği gibi mevzuatta bilimsel gerçeklere uygun bir düzenlemenin olmayışı elektromanyetik alanların oluşmayacağının göstergesi değildir. Öte yandan, elektromanyetik alanlara güvenli yaklaşma mesafesinin düzenlenmemiş olması yine böyle bir mesafe ihtiyacının bulunmadığını da ortaya koymayacaktır.

Kamu Yararı kararından sonra, 24.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyonun Olumsuz Etkilerinden Çevre Ve Halkın Sağlığının Korunmasına Yönelik Alınması Gereken Tedbirlere İlişkin Yönetmelik'te daha önce mevzuatta yer almamış, sınırlı da olsa bazı düzenlemelerin yapılmaya başlandığı görülmektedir.

Konunun ele aldığımız yönüyle ilgili olarak, davalı idare her ne kadar yapılan kamulaştırmanın mevzuata uygun olduğunu belirtmekteyse de mevzuata uygunluktan sadece Elektrik Kuvvetli Akımlar Yönetmeliğini anlamakta ve tarif etmekte, diğer yandan kamulaştırmanın uygulanma biçimi itibarıyla mutlak surette dikkate alınması gereken enerji iletim hattı altındaki elektromanyetik alanların insan, bitki, hayvan ve çevreye olan etkilerini, bu hususta mevzuatta yapılan yetersiz bile olsa yeni düzenlemeleri, bilimsel gerçekleri dikkate almamaktadır.

Konuyu biraz daha açıklayıcı olması, elektromanyetik alanların insan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerini tarif etmesi açısından yakın zamanda yapılan ve İstanbul Tabip Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, İstanbul Barosu'nca düzenlenen “Çevre ve Halk Sağlığı için Emanet 2011 - Elektromanyetik Alanlar ve Etkileri Sempozyumu” sonuç bildirgesini de dilekçemize ekliyoruz. ...”
( http://www.emo.org.tr/genel/bizden_d...i=10164&sube=0 )

Faydalı olmasını dilerim.

Saygılarımla.





28-08-2007, 10:08
Statik elektrik veya manyetik alanların insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri ile ilgili ilk iddialar, 1979 yılında ortaya atılmış. Konu, o zamandan beridir tartışılan ve üzerinde araştırmalar yapılan bir konu. Yapılan araştırmalar; elektromanyetik radyasyonla değişik kanser türleri, insanın kalp atış düzeni, uyku halindeki metabolizması ve uyku düzeni arasında olumsuz bir ilişkinin olup olmadığını belirlemeye yönelik. Asıl ilgi odağını da, yüksek gerilim hatları oluşturuyor. Bu hatların taşıdığı yüksek gerilim nedeniyle oluşan elektromanyetik alanlar, hattın civarında, ‘korona deşarjı’ denilen bir miktar iyonlaşmaya yol açıyor. Endişe kaynağı bu... Ancak, şimdiye kadar yapılmış olan araştırmalarda, statik ya da dinamik elektromanyetik alanların biyolojik organizmalara zararlı olduklarına dair tutarlı bilimsel bulgulara rastlanmamış. Aksi yöndeki iddialar; ya spekülatif kalmış, ya da tekrar tekrar kanıtlanamamış. Dolayısıyla bu etkenin, insan sağlığı üzerinde, kesin olarak belirlenmiş olumsuz bir etkisi, bilindiği kadarıyla yok. Bu tabii, söz konusu etkenin; tıpkı nasıl ki, ormanda arslan aramaya çıkmış bir grubun arslanla karşılaşmamış olması ormanda arslan bulunmadığı anlamına gelmiyorsa; olumsuz etkilerininin olmadığı anlamına gelmiyor. Ama konu hala, tartışmalı bir şekilde de olsa ciddiyetle araştırılıyor. Böyle bir tehdit unsurunun varlığının belirlenmesi halinde, ilgili kamu sağlık kuruluşlarının gereken önlemleri alacağına güvenmek; bu arada tabii, olası ihmaller karşısında gereken uyarılarda bulunmaya hazırlıklı olmak, en sağlıklı yaklaşım olsa gerek. Çünkü, konu akademik çevrelerde dahi hala tartışıldığına göre, ortada küçük de olsa bir sağlık riski bulunabilir. Kesin olan şu ki; şimdiye kadar belirlenememiş olduğuna göre, bu risk düşük düzeyde. Halbuki yaşam, bildiğimiz gibi çok çeşitli risklerle dolu ve bu açıdan en akılcı yaklaşımın; her riski, olası mükafatlarına karşı kıyaslamalı olarak tartarak kabul veya reddetmek olsa gerek.

tübitak....
xpower38
28-08-2007, 10:12
Elektrik dağıtım trafolarının ve yüksek gerilim hatlarının büyük risk taşıdığı bilinmekte...
Bilgi çin teşekkürler başkan...
baskan_42
28-08-2007, 10:14
Elektrik dağıtım trafolarının ve yüksek gerilim hatlarının büyük risk taşıdığı bilinmekte...
Bilgi çin teşekkürler başkan...

Ben teşekkür ederim kardeşim xpower
lal ger
28-08-2007, 13:57
Bilgi için teşekkürler başkanım.Sevgiler.
ibosener
28-08-2007, 14:40
teşekkürler...
wm1tr
28-08-2007, 14:57
Dolayısıyla bu etkenin, insan sağlığı üzerinde, kesin olarak belirlenmiş olumsuz bir etkisi, bilindiği kadarıyla yok. ....

çünkü bunun için yapılan kapsamlı bir çalışma da yok maalesef, çok araştırdım fakat bulamadım.

sadece metre bakımdan şu kadar metre yaklaşmayın noolur noolmaz deniyor, hatırladığım kadarıyla güvenlik mesafesi 200 metre idi.

oysaki ümraniyeden geçip kuzeye beykoza doğru giden bir devasa elektrik hattı var ki altında çocuk parkları, çocuk yuvaları, evler ve milli eğitim bakanlığı okulları bile var...:(
ergori
28-08-2007, 15:01
Tüm Radyolink istasyonlarında veya manyetik alanlarda çalışan arkadaşların kız çocuğu oluyor tesadüf mü acaba..

Sevgiler...
wm1tr
28-08-2007, 15:06
erkek spermi kız sperminden çok daha hızlı olmasına rağmen daha dirençsiz ve yaşam ömrü daha kısadır :) tabii alakası var mı bilmiyorum.

bu arada iş sadece trafolarda bitmiyor, bakın size ilginç bir alıntı yapayım da aslında trafoların işin küçük tarafı olduğunu görün:




Olumsuzluklar dış mekanlarda kalmaz, evimize, yatak odamıza kadar girebilir. “Bir müzik sisteminin hoparlörleri çok şiddetli bir manyetik alana sahiptir. Yatak odasında, yatak başında yüksek çıkış gücüne sahip bir hoparlör, uyku sürecinde bütün sinir sistemini olumsuz etkileyebilir.”

“Müzik setlerinde kullanılan hoparlörlerden en az iki metre uzak durulmalıdır. Yatak odasında baş ucunda demirden herhangi bir yapı ürünü olmamalıdır. Yatak içindeki demir ve çelik yaylar önemli bir statik manyetik kirlilik kaynağıdır. Uzun süre kullanılan mekanlarda olabildiğince ferromanyetik yapı ürünleri ve mobilyalardan kaçınılmalıdır.”

“Televizyon ve bilgisayar gibi ekranlı aygıtların yakın çevresinde çok geniş bir frekans bandında elektroiklimsel kirlilikler oluşmaktadır.” “Ekrandan en az 50 cm mesafede çalışmalı, yoğun elektrostatik ve ELF alanı (Çok düşük frekanslı alanlar) oluştuğundan özellikle arka taraflarında kesinlikle bulunmamalıdır.”

Masamızdaki bilgisayarın hemen arkasına oturttuğumuz misafirlerimize bundan daha büyük bir kötülük yapamayacağımızı düşünelim ve çalışma ortamımızın yerleşimine bu bilgi ile tekrar bir göz atalım isterseniz !..

“Çok uzun süre floresan lamba ışığı altında çalışan insanlarda, yorgunluk, sinirlilik, gerginlik ve göz yanması gözlenmiştir. Bu rahatsızlıklara neden olarak, armatürün balastının yaydığı manyetik alan ve ışığın 50 Hz frekansı ritminde yanıp sönmesi gösterilmiştir.” “Ayrıca bu tip lambalar strotoskopik ışıldama etkisine sahiptir ve görme bozukluğuna yol açabilmektedir.”.
talatger
30-08-2007, 00:29
Sevgili başkan ve vm1tr bilgiler için teşekkürler.Bence sinir sistemi üzerinde baya bir olumsuz etkisi var.
Sevgiler.:wave:
hgurdagcik
30-08-2007, 00:51
çünkü bunun için yapılan kapsamlı bir çalışma da yok maalesef, çok araştırdım fakat bulamadım.

sadece metre bakımdan şu kadar metre yaklaşmayın noolur noolmaz deniyor, hatırladığım kadarıyla güvenlik mesafesi 200 metre idi.

oysaki ümraniyeden geçip kuzeye beykoza doğru giden bir devasa elektrik hattı var ki altında çocuk parkları, çocuk yuvaları, evler ve milli eğitim bakanlığı okulları bile var...:(


Tüm Radyolink istasyonlarında veya manyetik alanlarda çalışan arkadaşların kız çocuğu oluyor tesadüf mü acaba..

Sevgiler...

Öncelikle iyi geceler arkadaşlar.Ben yüksek gerilimde TEK'te çalışıyorum.380.000 Volt'luk hatlarda çalışmaktayız.Yüksek gerilimin radyosyon veya manyetik etki yaptığı sürekli tartışılmakta fakat kesin bir kanıt bulunmamaktadır.Benim şahsi görüşüme göre insan hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.Fakat sayın @wm1tr yukarıda alıntı yaptığım mesajında güvenlik mesafesi 200 metre demiş sanırım 200 santim demek istedi çünkü eğer 200 metre olsa biz hiç bir arızaya müdehale edemez ve şimdiye kadar hakkın rahmetine kavuşmuş olurduk.Yine sayın @ergori alıntı yaptığım mesajında bu işlerde çalışanların hep kız çocuğu olduğu tespitinde bulunmuş.Fakat bu tespit tamamen şehir efsanesidir.Çünkü ben bu işte çalışmaktayım ve çevremde bu işte çalışan kişilerin belkide yüzde 80'inin erkek çocuğu var.Hatta bazı abilerimizin 4-5 çocuğu var ve hepsi erkek(Futbol takımı kurmaya niyetliler :hhh: ).Sonuç yüksek gerilimin benim fikrimce olumsuz yönleri var fakat abartıldığı kadar değil ve yanlış bilinen inanışlar var bunlar kafalardan silinmeli.Saygılar.İyi geceler.:ok:
MeTePe
30-08-2007, 00:53
...Ancak, şimdiye kadar yapılmış olan araştırmalarda, statik ya da dinamik elektromanyetik alanların biyolojik organizmalara zararlı olduklarına dair tutarlı bilimsel bulgulara rastlanmamış. Aksi yöndeki iddialar; ya spekülatif kalmış, ya da tekrar tekrar kanıtlanamamış. Dolayısıyla bu etkenin, insan sağlığı üzerinde, kesin olarak belirlenmiş olumsuz bir etkisi, bilindiği kadarıyla yok...

 alıntıdır
 

 
 

ElektroManyetik Radyasyona Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünler

© 2010-2016 EMR KORUMA. All Rights Reserved.