EMR OLCUM VE EMR KORUMA KALKANLAMA GUVENLIK SISTEMLERI

EMR OLCUMU VE URUNLERI ILE ILGILI HERTURLU BILGIYI BURADAN BULABILIRSINIZ

 
   
 

EMR Koruma - Elektromanyetik Radyasyondan Korunma ve Kalkanlama Boyaları, Kumasları, Cam Filmleri ve Ürünleri

 
 

Elektrohipersensitivite Hastalığı Nedir?

Elektrohipersensitivite elektromanyetik alanlara karşı aşırı hassasiyet sonucu fiziksel rahatsızlıklarıngörülmesi hastalığıdır.Elektrohipersensitivite sinir sistemi rahatsızlıkları, baş ağrısı, halsizlik stres uyku bozukluğu, ciltte yanma ve batma hissi, acı , alerji göz yanması , sabırsızlık , kaşınma , kalp ritim   bozukluğu, nefes alamama, denge kaybı, defresif ruh halii konsantrasyon bozukluğu ve benzeri yaşanan problemleri kapsar.

Elektromanyetik radyasyonun canlılar üzerindeki etkileri

RF elektromanyetik dalgalarının foton enerjileri, atomları ve molekülleri iyonlaştıracak düzeyde değildir. Elektromanyetik radyasyonun göreceli olarak düşük frekanslı biçimleri olan görünen ışık, kızılötesi radyasyon ve RF dalgalar iyonlaştırıcı olmayan radyasyona örnektir. Ortamdaki iyonlaştırıcı olmayan elektromanyetik dalgaların etkisinde kalma sonucunda canlılarda iki tür etki oluşabilir: Isıl etkiler ve ısıl olmayan Etkiler. Isıl etkiler, vücut tarafından yutulan elektromanyetik enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanır. Bu sıcaklık artışı, ısının kan dolaşımı ile atılarak dengelenmesine dek sürer. Cep telefonları gibi RF kaynaklarının sebep olabileceği sıcaklık artışı gerçekte çok düşüktür ve büyük olasılıkla vücudun normal mekanizmaları ile kolayca etkisizleştirilebilir. Cep telefonu ile beyinde oluşabilecek sıcaklık artışı ortalama 0,1∞C dolayındadır. Isıl olmayan etkilere bağlı olarak RF dalgaların etkili olduğu iddia edilen bozukluk ve hastalıklar arasında beyin aktivitelerinde değişiklikler, uyku bozuklukları, dikkat bozuklukları, baş ağrıları bulunmaktadır. Ancak bu riskler çok yüksek deneysel dozlar ve sürelerde geçerli olabilir ve cep telefonları gibi kullanımlar için geçerli değildir. Yüksek enerjili iyonlaştırıcı elektromanyetik dalgalar, DNA ve genetik malzemeyi kapsayan biyolojik dokuda hasara yol açabilen moleküler değişikliklere yol açabilirler. Bu etkinin olabilmesi için dokunun x-ışınları ve gama ışınları gibi yüksek enerjili fotonlarla etkileşmesi gerekir.
 

BİR BAZ İSTASYONU YAKININDA YAŞAYANLARDA
ELEKTROMANYETİK HİPERSENSİTİVİTE SEMPTOMLARI ARAŞTIRMASI

 Elektromanyetik Hipersensitivite Semptomları

Semptomlar

  • Genel Yorgunluk, halsizlik

  • Cilt Ciltte lekelenmeler, his/duyu kaybı, yanma hissi, kuruluk, karıncalanma, kaşıntı,kızarıklık, tahriş

  • Sinir Sistemi Baş ağrısı, başta ağırlık hissi, başta sıcaklık hissi, baş donmesi, uyku bozukluğu, gerginlik/sinirlilik, gun icerisinde  depresif (sıkıntı, bunaltı hissi) hissetme,konsantrasyon gucluğu, bulanık gorme

  • Hormonal/ Metabolik Carpıntı, kulak cınlaması, işitme kaybı, kulakta ağrı, basınc hissi, tat alma gucluğu, koku alma gucluğu, gozlerde yanma, ağrı, batma, ishal, kabızlık, bulantı, kusma, kan basıncı yuksekliği tansiyon

  • Diğer Kuru oksuruk, karın ağrısı, nefes alıp verme gucluğu, boğaz kuruluğu, alerji, sırt ağrısı, eklemlerde ağrı, ureme sistemi uzerine etkiler 

Amac: Bu calışmada, bir baz istasyonunun 300 metre yakınında bulunan evlerde yaşayanların; elektromanyetik hipersensitivite (EMH) semptomlarını değerlendirmek amaclanmıştır. Gerec ve yontem: Tanımlayıcı olan bu araştırma, Kecioren ilcesi, Aşağı Eğlence Mahallesinde bulunan bir baz istasyonunun 300 metre yakınındaki 182 hanede yaşayan 18 yaş ve uzeri 195 kişide yapılmıştır. Kişilerin sosyodemografik ozellikleri, evde gecirilen sure, sinir sistemi, cilt, hormonal ve metabolik ve diğer EMH semptomları, olası Elektromanyetik alan (EMA) kaynakları ve genel sağlık durumu araştırmanın değişkenlerini oluşturmaktadır.

EMH, “bireylerin “elektromanyetik alana” maruz kalmaya bağladıkları bircok nonspesifik semptomlar” olarak tanımlanmıştır.

Bulgular: Araştırmaya katılan 195 kişinin %46,2’si 25-44 yaş grubunda yer almaktadır. Katılımcıların %67,2’si kadındır. Katılımcıların %70,8’i başının ağrıdığını, %64,1’i gergin ve sinirli olduğunu, %53,8’i ise uyku sorunu yaşadığını ifade etmiştir. EMH semptomlarının sıklığı %7,6-%70,8 arasında değişmektedir. Araştırmada katılımcının beşi mevcut sağlık şikayetlerinin, bilgisayar, cep telefonu, baz istasyonu ve televizyondan kaynaklandığını ifade etmiştir. EMH sıklığı 2,6 olarak saptanmıştır.

Sonuc: EMH ile ilişkili semptomların oluşmasında bircok değişken rol oynamaktadır. Kişilerin farkındalığını arttırmaya yonelik calışmalar yapılması, EMH’nin onlenmesi icin oncelikle halka konu ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir. 

Cevre, organizmanın dışında bulunan her şeydir. Bir diğer deyişle işi uzerindeki dış etkilerin butunudur. Organizmanın dışında bulunan ve onu etkileyen her şey cevresinin bir oğesidir.Bu oğeler, fizikojeokimyasal, biyolojik ve sosyokulturel faktorler olarak tanımlanmakta ve surekli organizmayla etkileşimde bulunmaktadır. Bir cok cevresel etkilenim tek başına spesifik bir klinik tablo oluşturmamakta ve coğu kez nonspesifik belirti ve sonuclarla karşımıza cıkmaktadır. Gunumuzde, cevresel etkilenim  sonucu ortaya cıkan nonspesifik semptomlar gosteren durumlar dikkat cekmeye başlamıştır. Bu durumlardan birisi de elektromanyetik alan etkilenimi sonucu nonspesifik semptomlarla seyreden Elektromanyetik Hipersensititivitedir . Elektromanyetik alan (EMF, Electromagnetic Fields) terimi; mikrodalgalar dahil olmak uzere 0 Hz ile 300 GHz arasındaki statik alanları, dalga boyu cok uzun (ELF, Extremely Low Frequency-Son Derece Duşuk Frekanslı) alanlar ve Radyo Frekansı (RF, Radiofrequency) olanlarını kapsar . Toplumların gelişmesi ve yaşanan teknolojik değişimlerle birlikte, EMA kaynaklarının sayısında ve ceşitliliğinde ciddi artı şlar meydana gelmiştir. Cep telefonları, baz istasyonları, bilgisayarlar, televizyonlar, mikrodalga fırın gibi elektrikle calışan her turlu arac-gerec ve ev dışında da yuksek gerilim hatları ve trafolar bu kaynaklar arasında sayılabilir .

 EMH, “bireylerin “elektromanyetik alana” maruz kalmaya bağladıkları bircok nonspesifik semptomlar” olarak tanımlanmaktadır . EMH semptomları genel, sinir sistemi, cilt, hormonal ve metabolik ve diğer semptomlar olmak uzere beş ana başlık altında incelenmektedir . Ancak “elektromanyetik alan ve sağlık etkileri” hakkında henuz yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır . EMH, ilk olarak 1980’li yılların başlarında yapılan calışmalarda gorsel cihazlardan etkilenim ile ortaya cıkan deri semptomları olarak bildirilmiştir. Bu calışmalarda katılımcıların yuz, ust govde ve kol derilerinde batma, yanma ve kaşıntı gibişikayetler saptanmıştır. Yakın doneme kadar deri şikayetleri EMH’nin temel semptomlarını oluşturmaktaydı ancak 1980’li yılların sonlarına doğru yapılan yeni calışmalarla, baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon gucluğu, yorgunluk, bulantı,carpıntı ve ağrı gibi semptomlarla seyreden genel bir sendrom on plana cıkmaya başlamıştır . Son donemde ingiltere’de yapılan calışmalar toplumun yaklaşık %4’unun ceşitli derecelerde elektromanyetik alandan etkilendiğini gostermiştir. Soğuk algınlığı gibi etkiler artık cep telefonu ve bilgisayar gibi elektomanyetik alan oluşturan cihazlara bağlanmaya başlanmıştır . isvec ve Kalifornia’da bu konuyla ilgili buyuk caplı araştırmalar yapılmış ve toplumdaki EMH prevalansının %1,5 ile %3,0 arasında değiştiği saptanmıştır. Ancak EMH saptanan kişilerdeki semptomların şiddeti ile EMA’na maruz kalma sureleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu sonuclar bazı araştırmacılara, semptomların daha cok psikolojik nedenlerden kaynaklandığını duşundurmektedir. isvec ve Norvec’te yapılan araştırma raporları daha cok yuz ve deri semptomları uzerinde durmaktadır. Son donemlerde Avrupa ve ABD’de yapılan calışmalarda, baş ağrısı, yorgunluk, kulaklarda cınlama gibi norolojik ve cilt ile ilgili semptomlar olduğu bildirilmiştir . Nilsen (1982) ve Hamnerius (1993) tarafından yapılmış calışmalarda EMA etkileniminin deride kızarıklığa neden olduğu gosterilmiştir. Zwamborn (2003) tarafından yapılmış bir calışmada EMA etkileniminin anksiyete, depresyon, sinirlilik hali ile ilişkisi olduğu gosterilmiştir. Radyofrekans radyasyonun kişinin dinlenme sırasında EEG aktivitesini artırdığı gosterilmiştir. Almanya’da Frick ve arkadaşlarının yaptığı bir calışmada saptanan semptomlar, karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kas ağrısı, kuru cilt, diş ağrısı, mide-barsak bozuklukları, noralji, kusma, boyun ağrısı, kol-bacak uyuşmaları, kas krampları, solunum gucluğu, aşırı sıcaklık hissi, taşikardi, uyku bozuklukları, duzensiz kalp atımları, kısa donem hafıza sorunları, konsantrasyon bozukluğu, bitkinlik, bilinc bulanıklığı, zayışık, goğus ağrısı, bulanık gorme, kan basıncı yuksekliği, gozlerde şişlik, dokuntu, sac dokulmesi, kaşıntı, eklem sorunları, yerinde duramama, gerginlik, duzensiz barsak hareketleri ve gozlerde sonup yanmalardan oluşmaktadır. EMA’dan etkilenen insanların kucuk bir kısmında ciddi semptomlar gorulmektedir. isvec’te yapılmış bir calışmada; toplumda hastalık izni, erken emeklilik ve sakatlık emekliliği %5,0 iken, EMA’dan etkilenen ve EMH saptanan kişilerde ise bu nedenlerle %10’a cıkmaktadır. EMH ile ilgili Almanya, isvec, ABD, Kanada, isvicre, iran, Avusturya gibi ulkelerde yapılmış cok sayıda araştırma bulunmaktadır. Kalifornia’da 2072 kişide yapılmış bir calışmada, EMH sıklığı %3,2 olarak saptanmıştır. Bu calışmada; katılımcı lar EMH’i “elektrikli cihazlar, bilgisayarlar, baz istasyonu ya da yuksek gerilim hatları yakınlarındayken alerji yakınmaları nın arttığı ya da kendilerini daha duyarlı hissettikleri” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı yıl isvec’te yapılmış benzer bir calışmada ise EMH hızı %1,5 olarak saptanmış. Turkiye’de henuz EMH ile ilgili yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Bu araştırma konu ile ilgili yapılacak araştırmalara yol gosterici olacaktır.

Bu calışmada, Ankara ili, Kecioren ilcesi Aşağı Eğlence Mahallesi’nde bulunan bir baz istasyonunun 300 m. yakınında bulunan evlerde yaşayanların; elektromanyetik hipersensitivite semptomlarını, bu semptomların sıklığını değerlendirmek amaclanmıştır.

ARAŞTIRMANIN GERECLERİ ve UYGULANAN YONTEMLER

Bu araştırma, Kecioren ilcesi, Aşağı Eğlence Mahallesinde bulunan bir baz istasyonunun 300 metre yakınında bulunan hanelerde yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırmada orneklem secilmemiş olup baz istasyonuna belirtilen yakınlıkta bulunan 182 haneye gidilmiştir. Bu hanelerde yaşayan, araştırma sırasında evde bulunan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18 yaş ve uzeri 195 kişi ile goruşulmuştur. Araştırmada yuz yuze doldurulan 64 soruluk bir anket formu kullanı lmıştır. Kişilerin sosyodemografik ozellikleri, evde gecirilen sure, genel sağlık durumu, EMH semptomları (sinir sistemi, cilt, hormonal ve metabolik ve diğer semptomlar) ve olası EMAkaynakları araştırmanın değişkenlerini oluşturmaktadır. Toplanan veriler SPSS 15.0 ile bilgisayara girilerek, hata kontrollerinin ardından analizleri yapılmıştır. Analizlerde yuzde dağılımı ve ki-kare kullanılmıştır. Araştırma, baz istasyonunun 300 metre yakınında yaşayan herkesi temsil etmemektedir.

Araştırma ile ilgili olarak katılımcılara bilgi verilmiş ve aydınlatılmış sozlu onamları alınmıştır. Calışma Helsinki ilkeler Deklerasyonuna uyularak gercekleştirilmiştir. BULGULAR Araştırmaya katılan 195 kişinin 90’ı (%46,2) 25-44 yaş grubunda yer almaktadır. Yaş ortalaması 42,5±0,96 olup en kucuk yaş 18, en buyuk yaş 83 dur. Bu kişilerin 131’i (%67,2) kadındır, 73’u (%37,4) lise mezunudur, 138’i (%70,8) evlidir. Araştırmaya katılan kişilerin 173’u (%70,3) herhangi bir işte calışmamaktadır. Katılımcıların maruz kaldıkları EMA kaynaklarından etkilenme durumunu değerlendirmek icin evde yaşanılan toplam sure, hafta boyunca evde kalma suresi sorulmuştur.

Araştırmaya katılan 195 kişinin 91’i (%46,7) aynı evde yaşadığı surenin10 yıl ve uzerinde olduğunu, 95’i ise (%48,7) gunde 18 saat ve uzerinde evde kaldığını belirtmiştir. Araştırmaya katılanların %31,8’i (62 kişi) en az bir sağlık şikayetlerinin olduğunu belirtmiştir. fiikayeti olduğunu belirten 62 kişinin %37,0’ı (23 kişi) kas iskelet sistemi ağrıları olduğunu, %19,3’u (12 kişi) baş ağrısı olduğunu, %17,7’si (11 kişi) ise halsizlik ve yorgunluk şikayeti olduğunu ifade etmiştir. Katılımcılara

EMH ile ilişkili olabilecek semptomlar tek tek sorulmuştur. Katılımcıların 137’si (%70,8) başının ağrıdığını, 125’i (%64,1) gergin ve sinirli olduğunu, 113’u (%57,9) yorgunluk ve halsizlik hissettiğini, 105’i (%53,8) uyku sorunu yaşadığını, 103’u (%52,8) sırt ağrısı olduğunu, 102’si (%52,3) ise eklemlerde ağrı olduğunu ifade etmiştir. 83’u (%42,6) kendini gun icerisinde depresif (sıkıntı, bunaltı hissi) hissettiğini, 81’i (%41,6) ise ciltte kuruluk olduğunu ifade etmiştir. EMH ile ilişkili olabilecek semptomların sıklığı %7,6 ile %70,8 arası nda değişmektedir. Araştırmaya katılanların 144’u (%73,8) cep telefonu, 85’i (%43,6) telsiz telefon, 83’u (%42,6) bilgisayar kullandığını belirtmiştir. Katılımcıların cep telefonu kullanma yıl ortalaması 6,10 yıl iken, telsiz telefonun 6,50, bilgisayarın 6,04, televizyonun ise 21,45 yıldır. Cep telefonunun gunluk kullanım suresi ortalaması 28,34 dakika iken, telsiz telefonun 18,01, bilgisayarın 116,30, televizyonun ise 284,40 dakikadır (Tab-lo 3). Araştırmaya katılan 195 kişinin sadece %28,2’si (55 kişi) evinin cevresinde baz istasyonu olduğunu ifade etmiştir.

Cep telefonunun gunluk ortancanın uzerinde kullanılması ile ciltte yanma hissi, bir işe başlamada zorluk, gozlerde yanma, ağrı, batma, kulak cınlaması, kulakta basınc hissi, sırt ağrısı, boğaz kuruluğu, kuru oksuruk ve nefes alıp vermede zorluk arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,005). Telsiz telefonun gunluk ortancanın uzerinde kullanı lması ile ciltte his/duyu kaybı, başta ağırlık hissi ve bulantı/ kusma problemi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,005). Bilgisayarın gunluk ortancanın uzerinde kullanılması ile yoğunlaşmada zorluk ve kuru oksuruk arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,005). Televizyonun gunluk ortancanın uzerinde kullanılması ile carpıntı, gozlerde yanma, batma, ağrı, tat alma problemi, kulakta ağrı, eklemlerde ağrı, nefes alıp vermede zorluk arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,005). Araştırmaya katılanlara sağlık ile ilgili şikayetlerinin ne ile ilişkili olabileceği sorulmuştur. Bu nedenlerden işyeri ve iş (%19,0), yaşlılık (%18,6), gecim sıkıntısı ve cevre koşulları (%18,1) ilk uc sırada gosterilmiştir. Bilgisayar, televizyon, baz istasyonu, cep telefonu ve trafo gibi EMA kaynakları da sağlık ile ilgili şikayetlerinin nedenleri olarak gosterilmiştir . Sağlık şikayetlerini EMA kaynaklarına bağlayanların yuzdesi 2,6’dır. Bu beş kişinin dordu (%80,0) kadın, 45 yaş altı (%80,0), ikisi evli (%40,0), biri ortaokul mezunu, ikisi (%40) sağlık sorunu olduğunu, dordu (%80,0) bilgisayar, cep telefonu kullandığını ifade etmiştir. Katılımcıların 72’si (%36,9) unutkanlıklarının olduğunu belirtmiştir. Araştırmaya katılanlardan unutkanlığı olduğunu belirtenlerin 28’i (%38,9) unutkanlıklarının son uc ay icerisinde arttığını, 43’u (%59,7) unutkanlık durumlarında bir değişiklik hissetmediklerini belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan kişiler ve araştırmayı yapan gozlemciler, evin baz istasyonuna olan yaklaşık uzaklığını belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan kişilerin ve araştırmayı yapan gozlemcilerin tutarlılığı Kappa testi ile değerlendirilmiş ve tutarlılık %38,1 olarak saptanmıştır. Baz istasyonu, evine 100 metre ve daha yakın olan kişilerin, baz istasyonunun evine olan yaklaşık uzaklığını doğru bilenlerin yuzdesi diğerlerine gore yuksektir.  

Kaynak : istanbul Tıp Fakultesi Dergisi Cilt / Volume: 72 • Sayı / Number: 3 • Yıl/Year: 2009

 

Elektromanyetik Radyasyonun Canlılar Üzerindeki Etkileri Ile Alakalı Yapılan Araştırmalar Ve Sonuçları

Aşağıda Medikal Teknik Dergisinde yayınlanan,( Sayı:278, Yıl:2010) Yrd.Doç.Dr. Faruk Levent tarafından yapılan araştırma sonucu derlenen araştırma sonuçları sıralanmıştır. Buna karşın, elektromanyetik alanın insan sağlığına zararlı olmadığını gösteren birçok araştırma sonucu da bulunmaktadır. Anlaşılacağı üzere bilim çevrelerinde bu konu üzerinde ortak bir fikir birliği bulunmamakla birlikte elektromanyetik alanın insan sağlığına ne gibi etkileri olduğu toplumda önemli bir kaygı ve merak konusudur.

 

·         Çocukluk çağı kanserlerini inceleyen bir çalışmada, yüksek gerilim hatlarından 50 metre uzaklığa kadar olan alanlar içerisinde yaşayan çocuklar incelenmiş ve lösemi oranında artış gözlenmiştir (Feychting ve Ahlbom, 1993),

·         Elektrik hatlarında çalışanların, beyin kanserine yakalanma oranının 7 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir (Şeker, 1993).

·         Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli ev aletlerinin kanser riskini arttırdığı gözlenmiştir (Markov, 1994).

·         Günlük yaşamda maruz kalınan EM alanların beyin tümörlerini; özellikle erkeklerde, lösemi ve akut myeloid lösemiyi arttırdığı rapor edilmiştir (Frey, 1994),

·         Yüksek gerilim hatlarına 100 metrelik mesafe içerisinde yaşayan yetişkinlerde yapılan incelemede, lösemide artış bulunmuştur (Li, 1997).

·         ELF alanlara mesleki olarak maruz kalmanın sonucunda, hem erkek hem de kadınlarda, akciğer kanserinde artma olduğu tespit edilmiştir (Floderus ve Stenlund, 1999).

·         Kanada’da yapılan bir çalışmada çocukluk çağı lösemi hastalığı ile elektromanyetik alana maruz kalınması arasında ilişki olduğu görülmüştür (Green ve Miller, 1999).

·         Ortalama 0.4 microT veya daha yüksek manyetik alana 24-48 saat süresince maruz kalan çocuklarda, eğer toplanan manyetik alanın uzun süreli ölçümleri yapılırsa, istatistiksel olarak lösemi ve manyetik alan arasında kayda değer bir etkileşim olduğunun görüleceği belirtilmiştir (Ahlbom, 2000),

·         15-22 hafta boyunca 15 microT’da 50 Hz alana maruz bırakılan farelerde lösemiye yakalanma oranlarında kayda değer artışlar olmuştur (Vallejo ve Sanz, 2001),

·         72 saat boyunca 60 Hz’de, 1000-2000 microT alana maruz kalan insanlarda lenf bezinin önemsiz miktarda büyüdüğü tespit edilmiştir (Heredia ve Rojus, 2001).

·         Elektrikli battaniye kullanan Afrikalı ve Amerikalı kadınlar üzerinde yapılan araştırmada, battaniyeden yayılan manyetik alanın göğüs kanserinin oluşmasında etkili olduğu belirlenmiştir (Zhu, 2003),

·         Norveçli kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, elektrik hatlarından yayılan manyetik alana sürekli maruz kalınmasının göğüs kanserini arttırdığı kaydedilmiştir (Kliukiene, 2004),

·         ELF hatlarına 0-600 metre aralığında oturanlarda lösemiye yakalanma oranında artış olduğu saptanmıştır (Draper, 2005),

·         Hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, 2000 microT alana 52 hafta boyunca haftada 30 saat süreyle maruz kalınmasının deri tümörüne neden olduğu bildirilmiştir (McLean,1995),

·         Terziler ve dikiş diken kişiler üzerinde yapılan araştırmada, dikiş makinelerinden yayılan alanların bu kişilerde Alzheimer oranını arttırdığı rapor edilmiştir (Sobel, 1996),

·         Alzheimer ile güç kaynakları arasında bir bağ olduğu rapor edilmiştir (Feychting, 2003; Hakansson, 2003; Harmancı ve Emre, 2003),

·         Video, bilgisayar ve monitör kullanan kadınlarda düşük yapma oranının artabildiği belirlenmiştir (Şeker, 1993).

·         Elektromanyetik alanların; doğum ve üreme anomalileri, davranış değişiklikleri ve nöroendokrin sistemde değişikliklere neden olduğunu bildirilmiştir (Frey, 1994),

·         Yüksek gerilim hatları ile düşük doğum yapma arasında yükselen bir risk ilişkisi bulunmuştur (Li, 2002; Lee, 2002),

·         Elektromanyetik alanın DNA hücrelerinin hepsine olmasa da bazı tiplerine zarar verdiği rapor edilmiştir (Ivancsist ve Pilger, 2005),

·         50 Hz frekansta 750-1000 microT aralığındaki alana 24 ile 72 saat boyunca maruz kalmak DNA’da hasarlara neden olduğu görülmüştür (Wolf, 2005),

·         Elektromanyetik alanının kalp oranlarını değiştirdiği saptanmıştır (Sastre, 1998),

·         15 microT’lık ELF’nin oluşturduğu alanların kalp ritminde küçük düşüşlere neden olduğu rapor edilmiştir (Sait, 1999),

·         Mesleğinden dolayı, 50 Hz manyetik alana maruz kalanlarda ölüm riski olan akut kalp spazmı arasında zayıf bir bağ olduğu tespit edilmiştir (Hakansson, 2003),

·         Elektromanyetik dalgalara mesleki maruz kalmalar ile kalp spazmı riskinin artması arasında bir bağ olmadığı rapor edilmiştir (Ahlbom ve Feychting, 2004),

·         Kamu kuruluşlarında elektrikle ilgili bir alanda çalışan erkeklerde güç frekansı alanları ile intihar arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir (Van Wijngaarden, 2000),

·         50 Hz frekans altında 100 microT manyetik alana maruz kalan insanlar üzerinde yapılan incelemede, tepki zamanlarında bir değişiklik olmadığı ancak hafıza üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu belirtilmiştir (Podd, 2002),

·         Sıçanlar üzerinde yapılan araştırma sonunda, 200 microT manyetik alana maruz kalan deneklerde hafıza zayıflığı gözlenmiştir (Mostafa, 2002),

·         ICNIRP’nin belirlediği sınır değerlerinin altında mobil telefon sinyallerinin beyin elektriksel aktivitelerinde ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere neden olduğu tespit edilmiştir. Fakat bu değişimlerin insan sağlığı üzerine etkileri bilinmemektedir (Stewart, 2000).

 

Elektrohipersensitivite Hastalığı Nedir?

 

Elektrohipersensitivite elektromanyetik alanlara karşı aşırı hassasiyet sonucu fiziksel rahatsızlıkların görülmesi hastalığıdır. Elektrohipersensitivite sinir sistemi rahatsızlıkları, baş ağrısı, halsizlik, stres ,uyku bozukluğu, ciltte yanma ve batma hissi, acı , alerji göz yanması , sabırsızlık , kaşınma , kalp ritim  bozukluğu, nefes alamama, denge kaybı, defresif ruh halii konsantrasyon bozukluğu ve benzeri yaşanan problemleri kapsar.

 

Elektrohipersensitivite Semptomları

 

Genel Yorgunluk, halsizlik, Cilt Ciltte lekelenmeler, his/duyu kaybı, yanma hissi, kuruluk, karıncalanma, kaşıntı,kızarıklık, tahriş, Sinir Sistemi Baş ağrısı, başta ağırlık hissi, başta sıcaklık hissi, baş donmesi, uyku bozukluğu, gerginlik/sinirlilik, gun icerisinde  depresif (sıkıntı, bunaltı hissi) hissetme,konsantrasyon gucluğu, bulanık gorme, Hormonal/ Metabolik Carpıntı, kulak cınlaması, işitme kaybı, kulakta ağrı, basınc hissi, tat alma gucluğu, koku alma gucluğu, gozlerde yanma, ağrı, batma, ishal, kabızlık, bulantı, kusma, kan basıncı yuksekliği tansiyon, Diğer Kuru oksuruk, karın ağrısı, nefes alıp verme gucluğu, boğaz kuruluğu, alerji, sırt ağrısı, eklemlerde ağrı, ureme sistemi uzerine etkiler .

 

Kaynak : istanbul Tıp Fakultesi Dergisi Cilt / Volume: 72 • Sayı / Number: 3 •  Yıl/Year: 2009

 

 

Elektromanyetik Alanın Etkilerinden Nasıl Korunabiliriz?

Yayılan ışınların her biri tehlike sınırının altında olsa bile, birlikte etki yapınca çok tehlikeli; kanser yapıcı, katarakt yapıcı vs. olabilmektedir. Şu anda tavsiye edilen en Önemli tedbirler ise; hiç kimsenin EMR kaynaklı cihazların başında tam gün çalışmaması, koruyucu önlük kullanılması, iki saat EMR kaynaklı cihazların karşısında kaldıktan sonra en az 15dk. süreyle ara verilmesi, gebelere EMR kaynaklı cihazlardan uzak durmayasağı uygulanması vb. gibi ehemmiyetli hususlardır.

 

Bu konu ile ilgili bir kaç pratik tavsiye aşağıda sıralanmıştır.

 

·         Bilgisayar, telsiz telefon, cep telefonu, mikrodalga fırın, saç kurutma makinası gibi gündelik hayatın vazgeçilmez teknolojik aletlerini mümkünse uzun süreler kullanmamalıyız.

·         Ev ve daire alırken yüksek gerilim hatlarının nerelerden geçtiğine dikkat edip bu hatlara en az 200 metre uzaklık olmasına dikkat etmeliyiz. Baz istasyonlarının bulunduğu noktaların tam karşısında veya hemen yanlarındaki yerleri tercih etmemeliyiz.

·         Bilgisayar kullanırken, hem x-ışınlarından hem de elektromanyetik radyasyondan korunmak için ekrandan en az bir kol boyu uzaklıkta olmalıyız.

·         Manyetik alanların duvarlardan (metal dahil) geçebileceğini göz önüne alınarak, yatak odalarımız veya uzun süre oturduğumuz yerlerin yakınında çok akım çeken aletleri bulundurmamalıyız.

·         Elektrikli tıraş makinesi veya saç kurutma makinesi gibi aletlerin, çok kısa süreli kullanılmalarına karşın, yaydıkları elektromanyetik radyasyon yüksektir. Bu nedenle elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjlı kullanmalıyız. Saç kurutma makinesini uzun süreli kullanmak yerine aralıklarla kullanmalıyız. Ayrıca uyku düzenimizin bozulmaması için saç kurutma makinesini yatmadan önce kullanmamalıyız.

·         Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri ve cep telefonlarını yattığımız yerden mümkün olduğunca uzak tutmalıyız.

·         Dinlendirici bir uyku için yatak odasında televizyon ve bilgisayar bulundurmamalıyız. Özellikle yatarken bu cihazları tamamen kapatmalıyız.

·         Açma-kapama düğmelerinden tam olarak kapatılan aletler elektromanyetik alan yaymaz, ancak fişleri takılı olduğu sürece elektrik alanı oluşturmaya devam edebilirler. Bu nedenle elektrikli cihazlarımızı ya açma kapama düğmesinden kapatmalı ya da fişini çekmeliyiz.

·         Geleneksel ampullerin alanları düşüktür; ancak floresan gibi lambalar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Floresan lambalar, en çok elektromanyetik radyasyon yayan aletler listesinde ön sıralarda yer almaktadır. Halojen ve floresan gibi ekonomik lambaları kullanmamaya özen göstermeliyiz.

·         Eğer telefonumuz çekmiyor ya da düşük anten seviyesinde gösteriyorsa, arama yapmakta ısrar etmemeliyiz. Çünkü cep telefonu, şebekeyi aramak için çok daha güçlü bir elektromanyetik alan yayacak, vücudumuz her aramada elektrik yüklemesine maruz kalacaktır.

·         Anne karnındaki bebeklerde bağışıklık (savunma mekanizması) sistemi tam olarak gelişmediği için vücut koruma sağlayamaz. Bu nedenle anne adaylarının hamilelik sürecinde uzun süre cep telefonuyla görüşme yapmaması elektromanyetik dalgalara uzun süre maruz kalmaması açısından önemlidir.

·         Yüksek değerde olan alanlardan veya sözkonusu alan içinde mevcut bulunan özellikle metal cisimlerden uzak durulmalıdır.

·         Elektrik ve manyetik alan üreten kaynakların kontrollü çalıştırılarak daha az alan üretilmesi veya cisimlerde daha az temas akımı oluşturacak şekilde değişiklikler yapılması sağlanmalıdır.

·         Temas akımları cisimlerin topraklanmasıyla veya yalıtkan bir madde ile kaplanması ile azaltılmalıdır.

·         Düşük frekanslı elektrik alanların etkisini azaltmak için metal bazlı(gümüş) perdeler (Faraday Kafesi) yerleştirilmeli ya da ekranlama yapılmalıdır.

·         Düşük frekanslı manyetik alanlar mumetal perdeleme tamamen yok edilmesede bu material ile alan etkisi azaltılmalıdır.

·         Alan değerlerinden vazgeçilemediği durumlarda elektrik ve manyetik alan üreten kaynakların bulunduğu ortamlara fiziksel giriş önlenmelidir.

·         Sözkonusu alanlara girenler ve bu alanlarda çalışanlar için uygun elbiseler ve eldivenler gibi kişisel koruyucu ekipman sağlanmalıdır.

·         Günlük hayattta kullandığımız elektrikli cihazların CE(Telekomünikasyon ve elektrikli / elektronik cihazlar ile sistemlerin standard ve düzenlemelerle belirlenen normal elektromanyetik ortamında yaydıkları elektromanyetik bozulma seviyeleri ile hem kendi çalışmasını, hem de diğer cihazların çalışmasını engellemeyecek ve kendisi de diğer bozulmalardan etkilenmeyecek şekilde yeterli seviyede yapısal bağışıklığa sahip ve elektrik dağıtım ağlarının kendilerini ve beslemiş oldukları teçhizatlar ile telekomünikasyon ağlarının kendilerini ve bunlara bağlı cihazları etkileyen elektromanyetik bozulmalardan korunmuş olarak imal edilmeleri) damgası taşıması sağlanmalıdır.

 

 
 

ElektroManyetik Radyasyona Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünler

© 2010-2016 EMR KORUMA. All Rights Reserved.