EMR OLCUM VE EMR KORUMA KALKANLAMA GUVENLIK SISTEMLERI

EMR OLCUMU VE URUNLERI ILE ILGILI HERTURLU BILGIYI BURADAN BULABILIRSINIZ

 
   
 

EMR Koruma - Elektromanyetik Radyasyondan Korunma ve Kalkanlama Boyaları, Kumasları, Cam Filmleri ve Ürünleri

 
 

Yüksek Gerilim Hatları ve Zararları
 

      Yüksek Gerilim Hatları ve Çevresine Verdiği Zararlar
Elektriğin uzak mesafelere taşınabilmesi ancak yüksek gerilimle, yani voltajla mümkün olabilir. Bazı hatlarda 400 bin voltu bulan çok yüksek gerilimli elektrik akımı taşıyan bu kablolar, belirli aralıklarla dizilmiş, yükseklikleri bazı yerlerde 50 metreyi bulan, pilon adı verilen çelik kulelerin aralarına gerilirler.

Yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda çocukluk ça
ğı kanserlerindeki artışın epidemiyolojik olarak gösterilmesi ile tüm bu konudaki araştırmalar US National Academy of Sciences (Amerikan Bilimler Akademisi) tarafından tekrar incelenmiş ve 1996 yılında yüksek gerilim hatları yakınında yaşayan çocuklarda lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu Amerikan Bilimler Akademisi tarafından kabul edilmiştir.

Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin (0-300 Hz) kanser riskini artırdığını göstermektedir.
0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyl
e en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokularıdır.Yapılan epidemiyolojik ve deneysel çalışmalardan bazılarının sonuçları aşağıda verilmiştir.



EPİDEMİYOLOJİK ÇALIŞMALAR:

Günlük yaşamda maruz kalınan alanların beyin tümörlerini,özellikle erkeklerde lösemi ve akut myeloid lösemiyi artırdığı gözlenmiştir. 2mG (iki miliGaus) gibi çok küçük magnetik alanlar lösemi, lenfoma ve yumuşak doku sarkomlarını daha fazla olmak üzere tüm kanser türlerini 1.4 katı artırmaktadır.

İngiltere, İsveç ve ABD; EM alanların akut myeloid lösemi riskini artırdığını rapor etmişlerdir.

1979’da ABD’de çocukluk kanserleri ve yüksek gerilim hatları ilişkisi 18 yaşında 344 çocukta araştırılmış ve hatta yakınlık arttıkça çocuklarda löseminin önemli ölçüde artış gösterdiği bildirilmiştir. Evleri hat yakınında bulunan yetişkinler için de löseminin 2 kat arttığı gözlenmiştir.

1982 yılında İsveç’te 200KV’luk Yüksek
Gerilim Hattı (YGH)’nın 150 m yakınındaki evlerde çocukluk kanserleri insidansının 2 katı arttığı rapor edilmiştir. (YGH’nın yerde oluşturduğu magnetik alan 0.1 G – 0.5 G). 1986’da ise 3mG’u aşan şiddetlerde magnetik alana maruz kalanlarda kanser riski 2.7 iken, ayni adreste doğan ve hala yaşayan kişiler için riskin 5.6’ya yükseldiği bildirilmiştir.


Elektrik hatlarında çalışanların beyin kanserine yakalanma oranı 7 kat fazla bulunmuştur.

1979’da Werthermer ve Leeper yüksek gerílim hatlarına yakın yaşayan çocuklarda kanserin 2-3 kat arttıgını gösterdi. Bu çocuklar çok düşük dozda ELF (extremely Iow frequence = çok düşük frekans) dalgalarına (frekansı 50) maruz kalmıştı. Yeraltı yüksek gerilim kabloları da kanser yapıcı ELF dalgaları yaymaktadır.

Bu alan ve dalgaların şiddeti veya gücü kaynağından uzaklaştıkça hızla azalır. Korunmada zamandan sonra ikinci etkin öğe uzaklıktır. Bazı tür alan ve dalgaların değişik şekillerde engellenmesi veya yansıtılması mümkün olmakla beraber bu yaklaşım genelde pratik değildir.

Bu nedenlerden dolayı en kısa zamanda eğer maruz kalıyorsanız geleceğinize yönelik sağlığınızı korumanız için çözüm arayışına girmelisiniz..

İNSANLAR TEHLİKENİN FARKINDA OLMALI

Yüksek gerilim hatlarının insanlara radyasyon yoluyla zarar vererek tehdit ettiğini belirten Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı ve Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Zengin ise insanların yüksek gerilim hatlarından gelen radyasyona dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Radyasyonun insanda kötü huylu tümör ve kansere yol açan hastalıkların gelişmesine neden olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Nazmi Zengin, “Vatandaşlar birçok radyasyon yayan aletten uzak durmaya çalışırken, en fazla radyasyon yayan yüksek gerilim hatlarına karşı duyarsız davranıyor. Radyasyon yoluyla geçen hastalıklar çok uzun yıllar sonra ortaya çıkacaktır. Birçok insan bu hatlardan dolayı etkilendim şüphesiyle hastaneye başvuruyor. Yüksek gerilimin insan sağlığına zararlı olduğu biliniyor ama ne tür hastalıkların oluşmasına neden olduğu kesin olarak araştırılması gerekir. Yüksek gerilim hatları üzerine de sigaradaki gibi insan sağlığına zararlı olduğu bilgisi ve uyarısının yapılması gerekir. İnsanlar tehlikenin farkında olmalıdır. Yöneticilerin de bu konuda hassasiyet göstermesi gerekir. Yüksek gerilim hatlarına yakın parklar yapılıyor. Buna izin verilmemelidir. Yüksek gerilim hatlarına yakın evlerin yapılmasına dahi izin verilmesi doğru değildir. Yüksek gerilim hatlarından gelen radyasyondan korunmak için bu hatların yeraltına alınması gerekir” ifadelerini kullandı.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25231200/

Baz istasyonu kadar, gerilim hattı da tehlikeli!

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Kalkan, GSM baz istasyonlarının riskli olmadığını, ancak yüksek gerilim hatlarında elektromanyetik yayılımın limitleri aştığını söyledi.

Türkiye'de zaman zaman kanser yaptığı iddia edilen GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların, insan sağlığını tehdit edecek seviyelerin çok altında olduğu belirtildi.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunaya Kalkan, baz istasyonları ile ilgili kamuoyundaki yanlış algı probleminin bir çeşit fobi yani ''elektrofobi'' olduğunu ve bunun psikiyatrinin konusu olduğunu söyledi.

Bazı aletlerin yaydığı elektromanyetik dalgaların zararlı olduğunu söylemenin tek başına yeterli olmadığını dile getiren Kalkan, ev aletleri başta olmak üzere şehir şebeke cereyanı ile çalışan her cihazın elektromanyetik dalga yaydığına dikkati çekti.

Kalkan, Türkiye'de limit değerleri belirlenmiş baz istasyonlarının sürekli denetlenmesine rağmen, insan sağlığına zararlı olduğu kesinleşmiş yüksek gerilim hatlarının limit değerlerinin dünya standartlarının üstünde bulunduğunu belirtti.

''Yüksek gerilim hatlarının altında yaşamayın, buralara okul kurmayın. Bu, yanlışlığı bilinmesine rağmen hala devam ediyor'' diyen Kalkan, ''Ev aletlerinin kullanım zamanları ve elektromanyetik sınırları bellidir. LCD ve plazma bilgisayarlarla birlikte bu aletlerin yaydığı elektromanyetik dalgaların oranları da kısmen düştü. Sadece ışımayı aşağı doğru yapan diz üstü bilgisayarların diz üstü yerine masada ya da eğer diz üstünde kullanılacaksa bilgisayarın altına yastık koyarak kullanılması gerekir'' dedi.

Elektromanyetik dalgaların etkileri ile ilgili frekans, şiddet, uzaklık ve süre olmak üzere 4 ana unsur olduğunu kaydeden Kalkan, şunları söyledi:

''Bu 4 parametreye dikkat edildiği zaman sorun olmayacaktır. Burada da şiddet önemli. Herhangi birşeyin ne kadar kullanıldığı. Onun zararlı olup olmadığı değil. 'Kahve zararlıdır' demek tek başına yetmez. Kahvenin ne kadarı zararlıdır? Ne kadar kullandığına ve hangi sıklıkta içtiğine bağlı. Mesela 10 bardak kahveyi peş peşe içmek mi? Yoksa 10 bardak kahveyi bütün bir gün içinde içmek mi? Günde kaç kahve içtiğinden de öte peş peşe kaç kahve içiyorsun? Suyu örnek verelim. Su insan vücudu için vazgeçilmez bir şeydir. İnsan vücudunun 3/4'ü sudur. Susuz yaşayamazsın, mümkün değil. Ne kadar su içersin. Böyle bir ölçüsü var mı? Var. İdrar şeffaf çıkana kadar. İdrar şeffaf çıkarsa yeterli su içmişsindir. Eğer 15 litre su içersen ne olur, su zehirlenmesinden ölürsün. 'Su tehlikelidir, öldürür' diyebilir misin?''

Ev aletlerinin yaydığı elektromanyetik dalgaların etkilerini azaltmak için yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Kalkan, bu aletlere kullanım mesafesinden daha fazla yaklaşılmaması gerektiğine dikkati çekti.

Bu aletler arasında mikrodalga fırının özel bir yeri olduğunu ifade eden Kalkan, mikrodalga fırının yaydığı frekansın cep telefonlarına çok yakın, wi-fi modemlerle ise aynı olduğunu belirtti. Kalkan, mikrodalga fırınların 500-1000 watt güç ile çalışırken modem ve cep telefonlarının miliwatt seviyesinde çalıştığını belirtti.

Mikrodalga fırınların, çalışırken dışarıya çok zayıf da olsa elektromanyetik ışıma sızdığını anlatan Kalkan, ''Mikrodalga, yiyeceğin içindeki suyu her tarafından birden ısıtır ve sadece ısıtır bu kadar. Yiyeceğe zararlı etki yapmaz. Mikrodalga fırın çalışırken fırına bir adım mesafede durulması gerekir'' dedi.

BAZ İSTASYONLARI
Türkiye'deki baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların etkilerine de değinen Kalkan, bu konuda sınır değerleri aşan bir duruma şu ana kadar rastlamadığını kaydetti.

Yalnızca hastaneler için izin verilen sınırın, 10 volt/metre olan Türkiye standartlarından çok daha düşük olduğunu dile getiren Kalkan, hastanelerdeki sınır değerlerin 3 volt/metre olduğunu bildirdi.

Hastanelerde sınır değerlerin düşük tutulmasının, hastanede kull
anılan elektronik cihazlardan kaynaklandığını anlatan Kalkan, ''Çok hassas elektronik cihazlar var. Bunlar dış alanlardan olumsuz etkilenebilir ve tedavide aksamalara neden olabilir. Hayati bir tehlike yaratabilir. Bundan dolayı hastaneler 3 volt/metredir'' diye konuştu.

Görev yaptığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin bu konuyla ilgili alan haritasını da çıkarttığını belirten Kalkan, sözlerini şöyle tamamladı:

''Hiçbir yerde olumsuz bir şey bulamadım. Türkiye genelinde yaptığım ölçümlerde limit değerleri aşan baz istasyonu görmedim. Zaman zaman şikayet geliyor. Ne yapıyor (vatandaş)? Gidiyor, dava açıyor. Gidiyoruz ölçüyoruz. Ben de gittim defalarca. Elektromanyetik dalgaların vücut sıcaklığını bir derece artırarak insan sağlığını olumsuz etkileyen sınır değeri 2 bin volt/metredir. Dünyada bu değer esas alınarak baz istasyonları için 40 volt/metre limit değeri belirlenmiş. Ancak Türkiye tedbiren 10 volt/metre uyguluyor. Türkiye'de sınır değer 10 volt/metre olmasına rağmen yaptığım ölçümlerde 1-2 Volt/metreyi geçeni hiçbir zaman görmedim.''

 

Trafo ve yüksek gerilim hatlarının yaydığı elektromanyetik dalgalar sağlığımızı etkiliyor mu??

Yüksel Atakan, Dr., Fizik Y.Müh., ybatakan@gmail.com

Kentlerin çeşitli yerlerinde bulunan ‘Trafo İstasyonları’ (transformatör), genellikle 10.000 ile 36.000 Volt arasındaki yüksek gerilimi 400 ile 230 Volt’a indiren voltaj düşürücü ya da değiştiricileridir. Bunlar çokçası metal ya da beton duvarlı küçük kulübelerdir. Transformatörlerin yapısında bulunan büyük metal çekirdeklerin yaydığı ve 50 Hertz frekansla (saniyede 50 kez titreşimle) sürekli değişken manyetik alanlar, yakındaki her türlü iletkende ve insanların vücutlarında endüksiyonla elektriksel akımlar oluşturuyor.

Ancak ‘değişken manyetik alanların’ bu etkisi trafoların bir kaç metre uzağında büyük ölçüde düştüğünden, insana etkisi genellikle çok azdır. Portatif bir aletle çeşitli trafolar yakınında yaptığımız ölçümler bunların yüzeylerinde (duvarlarında) en çok 2 mikroTesla (µT) değerini gösterirken, bu değerler 1-2 m uzakta onda bire iniyor.

Trafolardan çıkan ve sokaklara dağılan ana kablolar daha çok yeraltından geçiyor ve bunlardaki akım değişimi kablo yakınında manyetik alanlar oluşturarak çevredekilere etkili olabiliyor. Kablolar evlerin çok yakınında ise etkileri, daha uzaktaki trafolardan daha çok olabiliyor.

Trafoya gelen örneğin 33.000 ya da 11.000 Volt’luk ve trafodan çıkan 400 Volt’luk gerilimdeki toprağın yarım metre derinliğindeki kabloların bulunduğu yerde toprak yüzeyi sıfır (0) alındığında, bu noktadan 5 m, 10 m, 20 m uzaklıklarda hesaplanan manyetik akı yoğunlukları mikroTesla (µT) (*) olarak aşağıdaki çizelgede yer alıyor (Dünya Sağlık Örgütü EHC 238, WHO 2007 yayınından ):

 

Volt

Kablonun tam üstüdeki Toprak yüzeyinde (µT)

Kablodan 5 m uzakta  (µT)

Kablodan 10 m uzakta (µT)

Kablodan 20 m uzakta (µT)

33.000

1

0,29

0,15

0,07

11.000

0,75

0,22

0,11

0,06

400

0,50

0,14

0,07

0,04

Manyetik akı yoğunluğuyla ilgili sınır değer 100 mikroTesla’dır. Koruyucu bir önlem olarak, trafo ve kabloların yakınlarında yaşayanlar için 20 mikroTesla’nın altında kalınması özellikle kalp pili gibi vücutlarında elektronik aygıtlar taşıyanlara öneriliyor. Yukardaki çizelgeden görüldüğü gibi kablonun geçtiği yerin tam üstünde dahi hesaplanan değerler, bu değerlerin çok altında. Sınır değerlerin altında kalındığı sürece vücuda herhangi olumsuz bir etki beklenmiyor. Ancak çizelgedeki bu hesap değerleri, çevredeki ev ve işyerlerindeki elektrik gereksinimine ve günün saatlerine göre, ilgili ev yakınındaki kablodan farklı akım şiddetinin (Ampere) çekilmesi nedeniyle farklılık gösterebiliyor.

Kablodaki farklı şiddetteki elektrik akımı ise farklı şiddette manyetik alan oluşturuyor. Öte yandan bulunulan noktada vücudun alacağı dozun büyüklüğü ancak o noktadaki manyetik akı yoğunluğu ve orada ne süre kalındığıyla birlikte belirlenebileceğinden ‘süre’ çok önemli. Örneğin, trafo ya da kablo alt kattaki oturma ya da yatak odasına çok yakınsa buralarda kalma süresi oldukça uzun olduğundan vücudun alacağı doz da fazla olabilir.

Bu nedenle, trafo ve bunların (yeraltından ve yerüstünden geçen) kablolarına çok yakın oturanların manyetik akı yoğunluğu ölçümleri yaptırmaları gerçek durumu ortaya koyabilir. (Bunları çeşitli elektronik ölçüm şirketleri yapıyor ve ilgili şirketler internetten bulunabilir.) Ölçü sonuçlarına ve kalma sürelerine göre yapılacak değerlendirmede, ya herhangi bir önlem gerekmez ya da duvarların zırhlanmasından odaları değiştirmeye kadar çeşitli önlemler alınabilir.

Yukardaki değerlerle karşılaştırmak için, Almanya’da çeşitli ev aletleri yakınlarında yapılan manyetik akı yoğunluğu ölçüm sonuçları aşağıdaki çizelgede bulunuyor (Alternatif / değişken manyetik alan frekansı: 50 Hz).

Ev aletlerinden yayınlanan elektromanyetik dalgaların çevrelerinde oluşturdukları manyetik akı yoğunlukları (ölçüm değerleri) mikroTesla (µT), (normal kullanım uzaklıkları: koyu siyah,  www.bfs.de )

Aletler

3 cm

30 cm

1 m

Saç kurutucu

6 - 2000

0,01 - 7

0,01 - 0,3

Traş makinesi

15 - 1500

0,08 - 9

0,01 - 0,3

Matkap

400 - 800

2 - 3,5

0,08 - 0,2

Elekrikli süpürge

200 - 800

2 - 20

0,13 - 2

Florasan lamba

40 - 400

0,5 - 2

0,02 - 0,25

Mikrodalga fırın

73 - 200

4 - 8

0,25 - 0,6

Radyo (taşınan)

16 - 56

1

< 0,01

Mutfak fırını

1 - 50

0,15 - 0,5

0,01 - 0,04

Çamaşır makinesi

0,8 - 50

0,15 - 3

0,01 - 0,15

Ütü

8 - 30

0,12 - 0,3

0,01 - 0,03

Bulaşık makinesi

3,5 - 20

0,6 - 3

0,07 - 0,3

Bilgisayar

0,5 - 30

< 0,01

 

Buzdolabı

0,5 - 1,7

0,01 - 0,25

< 0,01

TV (Tüplü)

2,5 - 50

0,04 - 2

0,01 - 0,15

Yukardaki bir çok alette 30 cm uzaklıkta 100 µT’ lık sınır değerin çok altında kalındığı görülüyor

Çizelgedeki bazı aletlerle ilgili ölçü değerlerinin trafo kablolarıyla ilgili olanlardan çok daha fazla olduğu görülüyor. Ancak burada etki süresi genellikle çok daha kısa olduğundan alınabilecek doz da daha azdır.

DOĞAL MANYETİK ALAN

Dünya’nın doğal manyetik alanı belirli bir frekansta titreşmediğinden buna ‘statik manyetik alan’ deniyor ve iletkenlerde / insan vücudunda endüksiyonla elektriksel akımlar doğurmuyor. Doğal manyetik akı yoğunluğu enlem derecelerine göre 30 ile 60 mikroTesla arasında değişiyor. (Almanya’da: 40 mikroTesla.) İnsanların bunu duyumsamamasına karşın göçmen kuşların ve bazı balıkların bu doğal manyetik alanla yönlerini buldukları biliniyor. Şimşek çaktığında, yakın yerlerde akı yoğunluğu oldukça yüksek bir değer olan 1 Tesla’yı bulabiliyor.

Öte yandan, manyetik rezonans tomografisi sırasında (MRT) 1.5 ile 3 Tesla arasında statik manyetik alanlar oluşuyor. 4 Tesla değerinin altında vücuda herhangi bir etkinin olduğu belirlenmemiştir.

ELEKTRİKSEL ALANLAR

Elektromanyetik dalgalar, manyetik alanların yanısıra, elektriksel alanlar da oluşturuyor. 50 Hertz’lik düşük frekansta insan vücudunun dış yüzeyi iyi bir iletken olduğundan, elektriksel alanlar enerjilerini vücut yüzeyindeki elektriksel yükleri harekete geçirerek yitirdiklerinden vücuda pek giremiyor (girme oranı ancak milyonda bir kadar). Bu nedenle elektriksel alanların vücuda etkisi manyetik alanlara oranla çok daha az. Bunlarla ilgili sınır değer 50 Hz frekansı için 5000 Volt/m. Gerek trafolardan gerekse yeraltı kablolarından 5-10 metre uzaklıkta bunların etkileri iyice düşüyor. Evlerdeki çeşitli aletlerin oluşturabileceği elekriksel alan şiddetleri, 5000 Volt/m’lik sınır değerin onda biriyle yüzde biri arasında.

Bu yazıdaki açıklamalar, temelde, kentlerde 10-15 m yükseklikteki direklere gerilen (örneğin 36.000 Volt’luk) yüksek gerilim hatları (YGH) için de geçerli. Bunların çevresindeki manyetik ve elektriksel alan şiddetleri genellikle sınır değererin altında olmasına rağmen bazı yerlerde daha yüksek değerler de ölçülmüştür. Örneğin, Bursa Nilüfer Belediye bölgesindeki YGH’yı yakınlarında sınır değerin iki katı düzeyinde olan yerler vardır. (**)-

Bu nedenle, özellikle halkın yoğun olarak bulunduğu dinlence, eğlence yerleri, oyun alanları ve çocuk parkları, okul, hastane bahçeleri yüksek gerilim hatlarının altında bulunmamalıdır. Böyle yerlerde elektriksel alan şiddeti ölçümleri yapılmalı, duruma göre önlemler alınmalı, aşırı ölçüm değerlerinde ise buralara halkın girmesi önlenmelidir. Yeni YGH’nin bu gibi yerlerden geçirilmemesi planlama sırasında göz önüne alınmalıdır. YGH’nın 5 m kadar altında yaptığımız bazı ölçümlerde elektriksel alan şiddeti 500 V/m ile 1000 V/m arasında kalmıştır. YGH’den 20-50 m kadar uzakta bu değerler dörtte bir ile onda bir arasına iniyor. Trafoların dış yüzeylerinde (duvarlarında) elektriksel alan şiddeti 500 V/m altında kalırken 1-2 m uzakta bu değerler onda bir inmekte.

Alçak frekanstaki elektromanyetik dalgaların biyolojik etkileri:

Elektromanyetik dalgaların etkisiyle vücutta endüksiyonla oluşan elektriksel akı ancak 10 miliAmper/m2 değerini aşarsa deri ve gözlerdeki duyumsayıcılar (reseptörler) bunları algılayabiliyor ve etki arttıkça rahatsızlık artıyor. Sinir sisteminin, kas ve kalbin etkilenmesi ancak bu organlarda elektriksel akı 100 miliAmper/ m2 değerini geçerse görülebiliyor. Vücutta doğal olarak oluşan elektriksel akı 10 miliAmper/ m2 değerinin altında olmakla birlikte kalp kaslarında ve beyinde daha yüksek doğal elektriksel akı değerleri de görülebiliyor.

Vücuttaki elektriksel akı, temel sınır değerlerin belirlenmesinde gözönüne alınıyor. 4 ile 1000 Hertz arasındaki frekanslarda halk için ‘sınır değer’ 2 miliAmper/ m2 görevliler için 10 miliAmper/ m2 ve tıbbi uygulamalarda ise 100 miliAmper/ m2. Temel sınır değerlerin ölçümü zor olduğundan pratikte bunlardan türetilen ‘türev değerler’ kullanılıyor. Temel değerlerin aşılmaması için, dış elektromanyetik alanların büyüklüğüne getirilen sınırlamalar türev değerleri oluşturuyor. 50 Hertz frekansında vücutta olabilecek göz kırpıştırma gibi zararsız bir etki 15 miliTesla manyetik akı yoğunluğunda başlıyor.

Kalp kaslarını biraz etkileme (tahriş etme) 500 miliTesla gibi oldukça yüksek bir değerin üstünde olabiliyor. Kol ve bacaklardaki sinir ve kasların etkilenmesi ise ancak 2,5 Tesla üzerinde bekleniyor. Bu değerlerin, 100 mikroTesla sınır değerine göre çok yüksek olduğu görülüyor ve sınır değer aşılmadığı sürece vücutta herhangi olumsuz bir etki beklenmiyor.

Sonuç:

Yukardaki açıklamalardan görüldüğü gibi çevremiz az da olsa doğal ve insan yapısı kaynaklardan gelen birçok elektromanyetik dalgaların etkisi altında ve bunların tümünü etkisiz kılmak olanaksız. Trafo ve elektrik hatlarına çok yakın yerlerde uzun süre kalınıyorsa buralarda ölçümler yapılmalı ve sonuçlara göre gerekiyorsa sınır değerlerle karşılaştırma yapılarak önlemler alınmalı ama aşırıya kaçılmamalı.

Çünkü zaten her yerde elektromanyetik dalgalarla birlikte yaşıyoruz. Örneğin, cep telefonları, laptop ve çeşitli antenlerin yaydığı daha çok enerjili, frekansı yüksek, dalgaboyu kısa dalgalarla zaten iç içeyiz. Örneğin,  saç kurutucusu başımızda 2000 mikroTesla’ya, traş makinesi 1500 mikroTesla’ya varan manyetik akı yoğunlukları oluşturabiliyor. Ancak burada etki süresi genellikle çok daha kısa olduğundan alınabilecek doz da daha azdır.

Düşük alan şiddetindeki elektromanyetik dalgaların vücuda etkisiyle ilgili bilimsel araştırmalar tüm dünyada sürmekle birlikte bugüne kadar bilimselliği kesin olarak saptanmış bulgular elde edilmiş değil. Buna rağmen, koruyucu bir önlem olarak, elektromanyetik dalga yayan aygıtların yanında olduğunca kısa süre kalınmalı, bunlar daha az kullanılmalı. Özellikle kalp pili gibi vücutlarında elektronik aletler taşıyanlar bunlardan iyice uzak durmalı.

_______________

(*) Tesla: Manyetik alan akı yoğunluğu birimi olup

1 Tesla = 1Volt.s/ m2

1 mikroTesla = 10-6 Tesla

Manyetik malzemenin bulunmadığı bir ortamdaki (örneğin vücutta) manyetik alan şiddetiyle (Ampere/metre) manyetik akı (Tesla) arasında:

1mikroTesla= 4π.10-7 Amp/m

(**) Bkz. Elektromanyetik kirlilik ve kanser riski, Y.Atakan, Cumhuriyet BT, 04.03.2011

Not: Bu yazının kısaltılmış şekli, 22.07.2011 günlü Cumhriyet Bilim Teknoloji dergisinde yayımlanmıştır.

 

7 annenin düşük yaptığı mahallede yüksek gerilim hattı şüphesi

Konya'nın Meram ilçesine bağlı Hasanköy Mahallesi'nde 7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği yöre halkını tedirgin etti. Mahalle muhtarı ve aileler düşüklerin sebebini zararlı radyasyon ışınları yayan gerilim hatlarına bağlarken, il sağlık müdürlüğü bölgede inceleme başlattı.

Kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olduğu belirtilen 'yüksek gerilim hatları'nın zararları yeniden gündemde. Konya'nın merkez Meram ilçesine bağlı Hasanköy Mahallesi'nde 7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği bölge halkını tedirgin etti. Mahalle muhtarı ve aileler, düşüklerin sebebini yüksek gerilim hatlarına bağlarken, il sağlık müdürlüğü inceleme başlattı.

Düşük vakalarının görüldüğü mahallenin muhtarı Ali Özbek, 7 anne adayının 4-5 aylık hamile iken sebepsiz yere düşük yaptığını söylüyor. Kendi eşinin de üçüncü çocuğa hamile kaldıktan 4 ay sonra düşük yaptığını anlatan Özbek, "Üç çocuk babasıyım. 2009 yılına kadar bir sorun yoktu. Geçen yılın başından itibaren düşük olayları başladı. Şu ana kadar 6-7 ailede bu olay meydana geldi. Mahalle içinde bulunan yüksek gerilim hatlarından şüpheleniyoruz." diyor. Bütün gebelerin doktor kontrolünde olduğuna dikkat çeken Özbek, "Aileler, düşük korkusuyla çocuk yapmaktan korkuyor." ifadelerini kullanıyor.

Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Opr. Dr. Jule Esen, yapılan araştırmaların yüksek gerilim hatlarının düşüklere sebep olduğunu doğruladığına dikkat çekiyor. Yeditepe Üniversitesi'nde bu yönde çalışmalar yapıldığını anlatan Esen, "İyonize radyasyon denilen klasik x ışınları, röntgen ışınlarıdır. İyonize radyasyonun, kromozom kırıkları ve düşükler ile bağlantılı olunduğu bilinmekte. Noniyonize ışınlar ise cep telefonları, elektromanyetik dalgalar, yüksek gerilim hatları, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, kablosuz modemler gibi teknolojik aletlerden yayılabiliyor. Bir yüksek gerilim hattının altında oturmak ve çok fazla elektromanyetik alan yayan ortamlarda uzun süre kalmanın da gebelik kayıpları, düşükler, çocuklarda öğrenme bozuklukları ve hiperaktif çocuklara neden olduğu gözlenmektedir." bilgisini veriyor.

150 metrelik güvenlik koridoru şart

Avrupa standartlarına göre yüksek gerilim hattı geçen alanlarda 150 metrelik bir güvenlik koridoru oluşturularak yerleşime müsaade edilmemeli. Mevcut yerleşim alanlarının üzerinden geçen yüksek gerilim hatlarının da projelendirme yapılarak yerlerinin değiştirilmesi gerekiyor. İnsan vücudunda kansere yol açabilecek özelliğe sahip hasarlı hücrelerin, yüksek gerilim hatları sebebiyle elektromanyetik radyasyona maruz kalması sonucu vücudun bağışıklık sistemi bozuluyor. Bu durum kanserin hızlı bir şekilde gelişmesine yol açabiliyor. Amerikan Bilimler Akademisi tarafından 1996'da yapılan bir araştırmaya göre yüksek gerilim hatları yakınında yaşayan çocuklarda lösemi görülme riski diğerlerine göre 1,5 kat daha fazla.

04 Ocak 2011 - Cihan Haber Ajansı

 

 
 

ElektroManyetik Radyasyona Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünler

© 2010-2016 EMR KORUMA. All Rights Reserved.