Tel: 0 (216) 488 37 37
 

 

LLC EMR Protecting, Shielding and Security Systems

 

 

 
 

Kurallar

EMR ÖLÇÜM HİZMETİ

  • Çevrenizde yada binanızda Baz istasyonumu var?
  • Evinizin yakınından Yüksek Gerilim hattı mı geçiyor?
  • TV vericilerine yakın mesafede misiniz?
  • Evinizde elektromanyetik radyasyon yayan ne kadar kaynak var biliyormusunuz?
  • Elektromanyetik radyasyonun zararlarını öğrenmek istiyormusunuz?
  • Çocuklarınız ve geleceğiniz açısından ne kadar zararlı teknolojik ürünler kullandığınızı bilmek istermisiniz?
  • Uyku alanlarınız ne kadar önemli olduğunu ve sağlıklılığını biliyor musunuz?

Evlerde, fabrikalarda, hastahanelerde ve ağır sanayide kullanılan makinaların nekadar zararlı oldugunu bilmek ve korunma yollarını, çözüm önerilerini öğrenmek istiyorsanız bizi arayın ; Bulunduğunuz ortamın güvenliğini ölçelim.

EMR Ölçüm Hizmetlerimiz ;

  • Alçak ve Yüksek frekans kaynakları için ayrı ayrı ölçümler.
  • Server Bilgisayarlarının bulunduğu odada (Data Center) yapılacak Elektromanyetik Alan ve Radyasyon Ölçümü, UPS alanında bulunan elektrik alanının ölçümü zararlı ve zararsız olduğu bolgelerin tespit edilmesi , haritalandırılması ve raporlanması.
  • Fabrikalarda bulunan teknik elektronik ekipman ve makinalarına yapılacak Elektromanyetik Alan ve Radyasyon ölçümü, zararlı ve zararsız olduğu bolgelerin tespit edilmesi , haritalandırılması ve raporlanması.
  • UPS kablolarının geçtiği kablo tavalarının altındaki bölgelerde bulunan elektrik alanının ölçümü, zararlı ve zararsız olduğu bolgelerin tespit edilmesi , haritalandırılması ve raporlanması.
  • Ofis teknik elektronik ekipmanlarına yapılacak Elektromanyetik Alan ve Radyasyon ölçümü, zararlı ve zararsız olduğu bolgelerin tespit edilmesi , haritalandırılması ve raporlanması.
  • Dış etkenlerden (2G,3G, wifi ve diğer elektromanyetik alan yayan cihazlar vs) gelen sözkonusu bina içerisinde bir maruziyet varmı tespit edilmesi ve çözüm önerileri sunulması.
  • Tüm bölgeler için ölçüm raporu hazırlanması ve raporda sınır değerler ile alanlardan korunma yolları hakkında çözüm önerileri ve danışmanlık hizmeti verilmesi.
  • İstenirse EMC EMR kalkanlamasının projelendirilmesi.

Aşağıdaki İletişim Formuna bilgilerinizi yazarak ölçüm konusunda fiyat ve detaylı bilgi alabilirsiniz.

Ölçüm nasıl yapılır 

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene ne gibi yükümlülükler getiriyor?
Uzun yıllardır üzerinde çalışılan ve gündemi meşgul eden 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu; 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlandı. Mevzuatımızda önemli değişiklikler ve yenilikler getiren söz konusu Kanun; bazı istisnalar haricinde, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına; faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanacak.

Kanun’la çok çeşitli konularda düzenleme getiriliyor. Yeni düzenlemelere göre; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin görevlendirilmesinde 50 işçi sınırı kaldırılmakta, işverene iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma, acil durum planları hazırlama, bütün çalışanların sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlama, çalışanları ve çalışan temsilcilerini bilgilendirme, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerini alma ve katılımlarını sağlama, çalışanlar arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla Kanun’da belirlenen sayıda çalışan temsilcisi görevlendirme, işyerlerinin büyüklüğüne göre büyük kaza önleme politika belgesi veya güvenlik raporu hazırlama yükümlülüğü getirilmekte, yükümlülüklere uyulmaması halinde uygulanacak idari para cezaları belirlenmekte, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çeşitli yönetmeliklerin çıkarılacağı düzenlenmekte, 4857 sayılı İş Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilmekte ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin maddeleri ise yürürlükten kaldırılmaktadır. Kanun’la ayrıca, mevcut işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanı belge ve sertifikalarının geçerliliğine yönelik düzenlemeye de yer verilmektedir.

Kanun’un yürürlüğü ile ilgili olarak da değişik tarihler öngörülmüş. Buna göre söz konusu Kanun’un;
işyerlerinin tehlike sınıfının belirlenmesi,
iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan, ölçüm ve analizleri yapan kişi, kurum, kuruluşlar ve eğitim kurumları ile ilgili olarak yetkilendirme ve belgelendirme bedelleri, ihtar ve iptallerin düzenlenmesi,
TRT ve özel televizyonlara uyarıcı ve eğitici mahiyette yayın yapma zorunluluğu getirilmesi,
iş güvenliği uzmanının bir üst sınıfta çalıştırılması,
mevcut sertifika ve belgeler ile ihtar puanların düzenlenmesi
konularındaki maddeleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kadrolarına ilişkin düzenlemeler getiren maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun’un; “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” başlıklı 6., “İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi” başlıklı 7. ve “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8. maddesi dışında kalan maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra (1 Ocak 2013); 6, 7 ve 8. maddeleri ise çalışan sayısı ve işyeri tehlike sınıfına göre yayımı tarihinden itibaren altı ayla iki yıl arasında değişen sürelerde yürürlüğe girecektir.

İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri

İSG Kanunu’na göre, işveren çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirecektir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması halinde, işveren bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ayrıca belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması halinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini işverenin kendisi de üstlenebilir.

Maddeyle ayrıca, tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerleri bakımından bir istisna getirilerek; bu işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu tutulmamıştır.

Görüldüğü üzere söz konusu maddenin uygulanmasında, işyeri hekimi görevlendirme konusunda mevcut uygulamada yer alan 50 işçi çalıştırma sınırı, iş güvenliği uzmanı görevlendirme konusunda ise 50 işçi çalıştırma koşulunun yanı sıra sanayiden sayılma koşulu kaldırılmakta ve Kanun kapsamında bulunan bütün iş ve işyerleri bu yükümlülüğe tabi tutulmaktadır.

Söz konusu madde;
Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,
50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,
Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra
yürürlüğe girecektir. Her ne kadar Kanun’un uygulanması bakımından kamu kurumları ve 50’den az çalışanı olan işyerleri bakımından tehlike sınıfına göre bir ve iki yıllık geçiş süreleri getirilmişse de; özellikle işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunacak işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi konusunda Kanun’un yayımı öncesinde de sertifikalı uzman yetersizliği nedeniyle sıkıntı yaşanırken, bu yükümlülüğün kapsamının genişletilmesi sonucunda bu personelin nasıl temin edilebileceği konusu hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Kanun’la bu yükümlülüklere uyulmaması halinde fahiş idari para cezaları getirildiği göz önünde bulundurulduğunda, sertifikalı uzman yetersizliği sorununun bu geçiş süreleri içinde çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Kanun’la ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından aşağıdaki şartlarla destek sağlanabileceği düzenlenmektedir:
Söz konusu destekten, kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilecektir. Ancak, Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verecektir.

Giderler, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilir ve uygulamada, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınır.

Getirilen bu düzenleme yerinde değildir. Öncelikle, Bakanlıkça sağlanacak desteğin sadece 10’dan az çalışanı bulunan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleriyle sınırlanması ve gereğinde bu desteği 10’dan az çalışanı bulunan işyerlerinden az tehlikeli sınıfta yer alanlara da yaygınlaştırmaya Bakanlar Kurulu’nun yetkili kılınması; maddenin uygulama alanını daraltmaktadır. Oysa, 50 işçi sınırı kaldırıldığından, Bakanlıkça verilecek desteklerin 50’den az işçi çalıştıran bütün işyerlerine yayılması gerekmektedir.

Kanunda, iş sağlığı ve güvenliği yönünden hiçbir teşvik mekanizmasına yer verilmediği gibi, yapılacak bu destekleyici faaliyetlerin giderlerinin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edileceği düzenlenmektedir. Maddenin gerekçesinde yer alan “İlk uygulama döneminde iş kazası ve meslek hastalıkları bakımından kısa vadeli sigorta kolu prim gelirler hesabında hissedilebilir bir harcamaya sebep olabilecek ancak,….” şeklindeki ifadeden de yapılan bu düzenlemenin kısa vadeli sigorta kolu gelirlerinde ciddi bir azalmaya sebep olacağı kabul edilmektedir. Gerekçenin devamında ise; “….uzun dönemde ise iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerleşmiş olması ve işyerlerinde güvenlik kültürünün oluşması sayesinde, iş kazası ve meslek hastalıklarından kaynaklanan görünür ve görünmeyen maliyetlerin (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve iş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı tedavi masrafları ve ölüm aylığı gibi) azalması öngörülmektedir.” ifadeleri yer almaktadır. Gerekçenin öngördüğü tarzda bir güvenlik kültürünün ülkemizde yerleşmesi, uzun vadeli bir hedeftir. Bu nedenle de İSG Kanunu’nun uygulamasını takiben sistemin oturması uzun yılları bulabilecektir. Bu sürede primlerden aktarılan kaynağın kompanse edilmesi mümkün görülmememektedir. Bu nedenle söz konusu primlerin toplanma amacına aykırı düşen bu düzenlemenin değiştirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Kanun’la ayrıca iş güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmaları şartı aranacağı düzenlenmiş bunun yanı sıra, getirilen bir geçici madde ile bu hükmün uygulanmasına yönelik bir kolaylık sağlanmıştır. Buna göre; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8. maddesinde belirtilen çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, bu işyerlerinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi; tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, bu işyerlerinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi kaydıyla yerine getirilmiş sayılacaktır. Yayımı tarihinde yürürlüğe giren bu madde, sertifikalı iş güvenliği uzmanı yetersizliğine yönelik olarak alınmış olumlu bir tedbirdir.

Risk değerlendirmesi

İSG Kanunu ile getirilen bir diğer önemli husus da işverene, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak yükümlülüğünün getirilmesidir. İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirleyecektir.

Söz konusu madde Kanunun Resmi Gazete’de yayım tarihi olan 30 Haziran 2012 tarihinden itibaren altı ay sonra (1 Ocak 2013) yürürlüğe girecektir.
Bunun yanı sıra, Kanunun “İşin durdurulması” başlıklı 25. maddesinde; çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda işin durdurulacağı düzenlenmiştir. Bu işkollarında faaliyet gösteren işyerleri bakımından yalnızca risk değerlendirilmesinin yapılmamış olmasının işin durdurulması yaptırımına bağlanması, amacı aşar nitelikte ağır bir yaptırımdır. Kaldı ki, Kanun’un idari para cezalarını düzenleyen 26. maddesinde risk değerlendirmesi yapılmaması ya da yaptırılmaması halinde 3.000 TL., aykırılığın devam ettiği her ay için 4500 TL. idari para cezası verileceği düzenlenmiştir. Hem fahiş nitelikte idari para cezasının belirlenmesi, hem de işin durdurulma cezasının getirilmesi tek bir aykırılığa getirilen çok ağır nitelikte iki ayrı yaptırımdır ve suç ve cezada orantılılık ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Geçersiz sayılan sertifika ve belgeler

Kanun’la, işyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hemşiresi sertifikası veya belgesi ile Türk Tabipleri Birliği tarafından verilen işyeri hekimliği sertifikası sahiplerinden belgeleri geçersiz sayılanların durumuna da geçici bir madde ile açıklık getirilmiştir. Buna göre; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yayımı tarihinden önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen işyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hemşiresi sertifikası veya belgesi ile Türk Tabipleri Birliği tarafından verilen işyeri hekimliği sertifikası sahiplerinden belgeleri geçersiz sayılanlar, mevcut belge veya sertifikalarını İSG Kanunu’nun yayımından itibaren bir yıl içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca düzenlenecek belge ile değiştirmeleri şartıyla bu Kanun’la verilen bütün hak ve yetkileri kullanabileceklerdir. Aynı tarihten önce eğitim kurumlarınca verilen işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerini tamamlayanlardan eğitimleri geçersiz sayılanlar ise ilgili mevzuata göre sınava girmeye hak kazanacaklardır. Hak sahipliğinin tespitinde Bakanlık kayıtları esas alınacaktır.

Yayımı tarihinde yürürlüğe giren bu hükmün uygulanması ile ilgili olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde; “6331 sayılı İSG Kanununun Geçici 5. maddesine göre sertifikalarını değiştirmek şartıyla kullanmaya veya sınava katılmaya hak kazananların dikkatine” başlıklı bir duyuru yayımlanmıştır.

Söz konusu duyuruda aşağıdaki açıklamalara yer verilmektedir:
6331 sayılı Kanun’un ilgili maddesi gereğince; belgeleri geçersiz sayılan ve belgelerini değiştirmek amacıyla Bakanlığa başvuru yapmak isteyen işyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hemşiresi sertifikası veya belgesi sahiplerinin Bakanlığa hitaben yazılı bir dilekçe ve bu dilekçe ekinde duyuruda belirtilen belgeleri ibraz etmeleri gerekmektedir.

Belgesini yenileyen iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin belgelerini kullanabilmeleri amacıyla; belgelerini aldıkları tarihten itibaren 5 yıl veya daha fazla süre geçmiş olması durumunda, bu kişilerin Bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumlarından iş güvenliği uzmanlığı veya işyeri hekimliği için düzenlenen yenileme eğitimi programlarına katılmaları gerekmektedir. Söz konusu tarihin üzerinden 5 yıldan az süre geçmiş olması durumunda, belgelerin kullanılabilmesi amacıyla herhangi bir işlem yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

Yenileme eğitimini tamamlayan iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin, belgelerine ilişkin vize işlemlerini de tamamlamaları gerekmekte olup, bu işlemler eğitime katıldıkları kurumlar tarafından takip edilecektir.

Söz konusu Kanun’un ilgili maddesi gereğince; daha önce herhangi bir sınıfa ilişkin iş güvenliği uzmanlığı eğitimi alarak, eğitimini aldığı sınıfa ilişkin sınava katılmaya hak kazananların, düzenlenecek ilk iş güvenliği uzmanlığı sınavına katılmaları gerekmektedir. Bu sınava ilişkin duyurular, Genel Müdürlüğün internet sayfasından takip edilebilecektir. Bu kişilerin mevcut belgelerini kullanabilmeleri amacıyla ise, yukarıda açıklanan işlemleri takip etmeleri ve belgelerini yenilemeleri gerekmekte olup, belge alınma tarihleri üzerinden 5 yıldan az süre geçmiş olması durumunda mevcut belgelerini kullanabilmeleri amacıyla sadece belge değiştirme işlemini yapmaları yeterli olacaktır.

Kanunun “Mevcut yönetmelikler” başlıklı Geçici 2. maddesi ise hali hazırda İş Kanunu’na göre yayımlanmış olan yönetmeliklere ilişkin bir hüküm getirmektedir. Bu madde hükmüne göre, 4857 sayılı Kanunun 77, 78, 79, 80, 81 ve 88. maddelerine göre yürürlüğe konulan yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunacaktır. Bu durumda, İş Kanunu uyarınca iş sağlığı ve güvenliği alanında çıkarılmış bulunan ve halen uygulanmakta olan yönetmeliklerin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na aykırılık teşkil etmeyen hükümleri, bu Kanun uyarınca çıkarılacak yeni yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunacaktır.
Bilgilendirme, eğitim, çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması
Kanun’la getirilen bir diğer önemli düzenlemeyle de; işverene işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla, çalışanları ve çalışan temsilcilerini işyerinin özelliklerini de dikkate alarak Kanun’da belirtilen çeşitli konularda bilgilendirme yükümlülüğü getirilmesidir.

Bunun yanı sıra işveren; çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.

Kanun’la mevzuatımızda ilk kez yer verilen bir diğer husus da; işverene, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda çalışanların veya çalışan temsilcilerinin görüşlerinin alınmasını ve katılımlarının sağlanması zorunluluğu getirilmesidir. Buna göre işveren, çalışanlara veya iki ve daha fazla çalışan temsilcisinin bulunduğu işyerlerinde; varsa işyeri yetkili sendika temsilcilerine, yoksa çalışan temsilcilerine aşağıdaki imkânları sağlar:

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerinin alınması, teklif getirme hakkının tanınması ve bu konulardaki görüşmelerde yer alma ve katılımlarının sağlanması,
Yeni teknolojilerin uygulanması, seçilecek iş ekipmanı, çalışma ortamı ve şartlarının çalışanların sağlık ve güvenliğine etkisi konularında görüşlerinin alınması.
Çalışanların veya çalışan temsilcilerinin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için alınan önlemlerin yetersiz olduğu durumlarda veya teftiş sırasında, yetkili makama başvurmalarından dolayı hakları kısıtlanamaz.

İşverenlere çok ağır yükümlülükler getiren, çalışan yükümlülüğünü tek bir madde ile düzenleyen ve Kanun’un uygulanmasına yönelik teşviklerden yoksun olarak çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulanabilme kabiliyeti önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacaktır. Temennimiz, söz konusu Kanun’nun amacına uygun olarak ülkemizde bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşmesine katkı sağlamasıdır.
 

ElektroManyetik Radyasyon a Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünleri EMR KORUMA KALKANLAMA ElektroManyetik Radyasyon a Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünleri ,radyasyon korumalı elbise atlet hamile elbisesi bebek sepeti iş elbisesi kalp pili atleti perde baz istasyonları ve cep telefonu zararları,veri hırsızlıgı dinlemeyi engelleme,tıp cihazların korunması seste endüksiyon ve karışımı azaltmak ,yüksek gerilim hatlarının zararları EMR KORUMA KALKANLAMA ElektroManyetik Radyasyon a Karşı Koruma Kalkanlama Boyaları Kumaşları ve Ürünleri perdeleri elbise atlet bebek hamile kalppili elbisesi işelbisesi ,bazistasyonları ceptelefonları zararları

 


 "ElektroManyetik Radyasyona Karşı Koruma Kalkanlama  Boyaları Kumaşları ve Ürünleri"
 LLC EMR Protecting, Shielding and Security Systems. - Tüm Hakları Saklıdır. 
 
info@emrkoruma.com - fatihsahin@emrkoruma.com


Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Boyalar , Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Kumaşlar, Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Perdeler, Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Hamile Elbiseleri ,  Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Bebek Elbiseleri ,  Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Aksesuarlar ,  Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Çocuk Elbiseleri , Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Cibinlikler , Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu İç Çamaşırları , Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu İş Elbiseleri , Elektromanyetik Radyasyon Koruyucu Doktor Önlükleri  Elektromanyetik Radyasyon Nedir? Elektromanyetik Kirlilik ve Zararları  Elektrohiper sensitivite Hastalığı  Elektromanyetik Radyasyonun İnsan Vücudu Üzerinde Etkileri ,Baz Istasyonları ve Zararları , Cep Telefonları ve ZararlarıYüksek Gerilim Hatları ve Zararları , TV,Radyo Vericileri ve Zararları , Elektromanyetik Radyasyon Yayan Ev Aletleri , Radar,X-Ray ve Türü Cihazların Verdiği Zararlar  , Radyasyondan Korunma  EMR ÖLÇÜMÜ