Her apartmana baz
istasyonu
Her apartmana baz istasyonu
Bence | Muhittin Akbel
Devletin ajansından gelen habere göre... Bilgi Teknolojileri ve
İletişim Kurumu (BTK), İzmir’deki 5 bin 204 baz istasyonunda bir yıl
içerisinde yapılan 156 bin 812 ölçümde, 10 volt/metre olarak
belirlenen limit değeri aşan istasyona rastlamamış!
Ölçümlere göre 0,1-3 volt/metre aralığında 155 bin 45, 3-6
volt/metre aralığında 1555 ve 6-9 volt/metre aralığında 212 baz
istasyonu olduğu ortaya çıkmış!
(İnönü Caddesi’nde Hıfzıssıhha’da iki baz istasyonunda ölçüm yapan
görevliler, değerlerin çok yüksek olduğunu esnafa itiraf etti.)
BTK 2. Başkanı Turgut Ayhan Beydoğan, uluslararası limit değerin 41
volt/metre olarak belirlendiğini, Türkiye’de ise bu değerin 4 kat
aşağı çekilerek 10 volt/metre olarak uygulandığı söylemiş!
Turgut Bey’in, “Baz istasyonları sağlığa zararlı değil, bilakis çok
faydalı” demediği kalmış!
Hiç kimse “yoğurdum ekşi” demez.
Bu yüzden Turgut Bey’i çok iyi anlıyorum!
Çünkü onun görevi vatandaşı değil, çalıştığı kurumu korumak!
Prof. Tunaya Kalkan da ilginç laflar etmiş:
“Standartlar içinde kalındığı sürece baz istasyonlarının sağlık
riski olduğuna dair bilimsel bir bulgu yoktur. Baz istasyonu
kapatılırsa, o zaman elektromanyetik ışıma değerleri artar.”
Yani, “Daha çok baz istasyonuna ihtiyaç var” demeye getiriyor.
Tunaya Hoca’ya göre, vatandaşta “elektrofobi” oluşmuş!
Turgay Bey de Tunaya Hoca da baz istasyonlarının yaydığı manyetik
dalgaların, (hele hele istasyonlar insanların yaşam alanlarının ta
içindeyse) ne kadar zararlı olduğunu bilmiyorlar sanıyorum.
Unutmuş olabilirler, normaldir. Çünkü o dalgalar, ‘alzheimer’a yol
açabiliyor.
Hafızalarını tazeleyelim, TÜBİTAK tarafından tespit edilen zararları
bir bir hatırlatalım:
l Baz istasyonundan yayılan dalgalar, dokuları ısıtır, hücrelerin
kimyasını bozar.
l Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb)) deformasyonuna
sebep olur.
l Hücre zarlarını birbirine yapıştırır, zarlarda delikler açar. Buna
‘elektro-parosyan’ derler.
l Sinir zarlarını bozar. “Rem uykusu bozukluğu” adı verilen sorun
başlar. Rüya göremez olursunuz. EEG, değişime uğrar, uykusuzluk,
sinirlilik, unutkanlık, depresyon, baş ağrısı, baş dönmesi gibi
rahatsızlıklar yaratır.
l Alzheimer, parkinson, multipl skleroz gibi beyin hastalıklarına
davetiye çıkarır.
l Işınlar, kanser yaptığı gibi, DNA’yı güçlendirip kanseri önleyen
enzimleri yok eder.
Manyetik dalgaları, deney hayvanları üzerinde uygulandı.
Dalgaların; gözde perde oluşturduğu, katarakta sebep olduğu, işitme
kaybına yol açtığı tespit edildi.
Ezbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, sakat yavru
doğumları, gebeliğin tehlikeye girmesi gibi sorunlarla karşılaşıldı.
Bağışıklık sisteminin çökmesinde etkin olduğu da tıbben doğrulandı.
Kandaki alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturan pulcukları azalttığını,
bunun da insanları ölüme götürdüğü anlaşıldı.
Buna rağmen siz hala çatılarda, kapı önlerinde, elektrik
direklerinde, kısacası burnumuzun dibindeki baz istasyonları için
“sağlığa zararlı değil” diyebiliyorsanız...
Mesafeye bakmaksızın dalgaların ölçümleriyle durumu
değerlendiriyorsanız...
Aşkolsun size!
Madem öyle, o zaman her apartmana bir baz istasyonu kuralım!
Önce Turgut Bey’in evinin önüne lütfen!
Kendim için bir şey istemiyorum!
Çünkü Bakan Binali Bey’in emriyle, Turgut Bey’in izniyle iki tane
baz istasyonum oldu!
Biri evimin kapısının tam önünde, diğeri 50 metre yan tarafında, nur
topu gibi iki istasyonum var!
Darısı başınıza...
http://www.milliyet.com.tr/her-apartmana-baz-istasyonu/muhittin-akbel/ege/yazardetay/25.07.2012/1571470/default.htm